
Yayınlanma: 18 Eylül 2026 12:32
Güncellenme: 21 Eylül 2026 18:48
Rusya’da parlamento seçimleri başladı. 18-20 Eylül tarihleri arasında yapılacak seçimlerde 450 sandalyeli Devlet Duması’nın yeni üyeleri belirlenecek. Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana düzenlenen ilk parlamento seçimi, Kremlin açısından savaş politikasına verilen toplumsal desteğin ölçülmesi bakımından da önem taşıyor.
Rusya, Ukrayna’da savaşın başladığı Şubat 2022’den bu yana ilk kez parlamento seçimleri için sandık başına gidiyor. Oy verme işlemi 18-20 Eylül tarihleri arasında üç gün sürecek. Seçmenler, 450 üyeli Devlet Duması’nın yeni dönem milletvekillerini belirleyecek.
Seçimin sonucu yalnızca parlamentonun yeni yapısını değil, savaşın devam ettiği bir dönemde Kremlin’in kamuoyu desteğinin nasıl göründüğünü de ortaya koyacak.
Reuters, Putin’in seçimleri Ukrayna’daki savaş konusunda kamuoyu desteğinin bir göstergesi olarak konumlandırdığını bildiriyor.
Rusya’daki 2026 Devlet Duması seçimleri 18, 19 ve 20 Eylül tarihlerinde gerçekleştiriliyor.
Toplam 450 milletvekili seçilecek. Sandalyelerin 225’i parti listeleri üzerinden, diğer 225’i ise tek üyeli seçim bölgelerinden belirlenecek. Milletvekillerinin görev süresi beş yıl olacak.
Seçimlerde geleneksel sandıkların yanı sıra elektronik oy kullanma imkânı da bulunuyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin doğrudan bu seçimde aday değil. Ancak seçim, Ukrayna savaşının devam ettiği bir ortamda yapıldığı için Kremlin’in politikalarının kamuoyu desteğini ölçmek açısından ayrı bir anlam taşıyor.
Putin, seçim öncesindeki televizyon konuşmasında savaşın sürdüğü dönemde yapılan seçime vurgu yaptı ve Rus vatandaşlarını oy kullanmaya çağırdı. Reuters'ın aktardığına göre; Putin, konuşmasında Ukrayna'daki savaşın yanı sıra ulusal birlik ve dış tehditler temasını öne çıkardı.
Bu nedenle seçim, hukuken Putin için bir referandum olmamasına rağmen siyasi açıdan savaş politikasına ilişkin bir kamuoyu göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Seçimin Kremlin yanlısı Birleşik Rusya partisinin parlamentodaki ağırlığını koruyacağı beklentisiyle yapılması, siyasi rekabetin kapsamına ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.
2021 seçimlerinde Birleşik Rusya 450 sandalyenin 336'sını kazanmıştı. 2026 seçimleri öncesinde de partinin parlamentodaki hakimiyetini sürdürmesi bekleniyor. Ancak seçim ortamında muhalefetin önemli bir bölümünün yarış dışında kalması, sonuçların siyasi rekabet açısından değerlendirilmesinde önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Seçimin en dikkat çeken gelişmelerinden biri liberal Yabloko Partisi'nin federal aday listesinin seçim dışı bırakılması oldu.
Rusya Yüksek Mahkemesi 10 Ağustos'ta Yabloko'nun Devlet Duması seçimlerindeki federal aday listesinin kaydını iptal etti. Mahkemenin kararında seçim mevzuatına ilişkin çeşitli ihlal iddiaları gerekçe gösterildi. Yabloko ise karara itiraz ederek bunun siyasi sonuçları olduğunu savundu.
Reuters da Yabloko'nun federal listesinin seçimlerden çıkarıldığını, bazı parti üyelerinin ise bağımsız aday olarak yarıştığını aktarıyor.
Bu durum, seçimde Ukrayna savaşına açık biçimde karşı çıkan siyasi seçeneklerin temsil alanının daralması tartışmasını gündeme getiriyor.
Seçim, savaş koşullarında gerçekleştirildiği için Rusya'daki siyasi rekabetin sınırları da uluslararası basının gündeminde.
Associated Press, çok sayıda muhalif siyasetçinin hapse atıldığını veya ülke dışına çıktığını ve seçimde Kremlin çizgisindeki partilerin önemli bir ağırlığa sahip olduğunu bildiriyor.
Dolayısıyla sandıktan çıkacak sonuç, yalnızca partilerin oy oranları üzerinden değil, hangi siyasi seçeneklerin seçmenin karşısına çıkabildiği açısından da değerlendirilecek.
Devlet Duması'ndaki 450 sandalye iki farklı yöntemle dağıtılacak.
Seçimin ilk sonuçlarının 20 Eylül Pazar akşamı açıklanmaya başlaması, nihai tabloya ilişkin sonuçların ise 21 Eylül'de netleşmesi bekleniyor.
Rusya'daki seçimler, Moskova'nın Batı ile ilişkilerinde yeni yaptırım baskısının gündeme geldiği bir döneme denk geliyor.
ABD Temsilciler Meclisi, Rusya ve İran'a yönelik kapsamlı yaptırım paketini 262'ye karşı 159 oyla kabul etti. Senato'dan daha önce geçen düzenleme şimdi Donald Trump'ın onayına sunulacak.
Düzenleme, Trump yönetimine Rusya'dan petrol ve doğal gaz alan belirli ülkelere yüzde 100'e kadar gümrük vergisi uygulama yetkisi veriyor. Paket ayrıca Rusya'nın enerji ve savunma sektörüne, yaptırımlardan kaçınmak için kullanılan gemilere ve İran'a yönelik çeşitli yaptırımlar içeriyor.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise yeni yaptırım girişiminin Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaları olumsuz etkileyebileceğini savundu.