
Yayınlanma: 15 Temmuz 2026 08:43
Güncellenme: 15 Temmuz 2026 07:40
ABD'de İran'a yönelik yaptırımların delinmesine ilişkin davada adı uzun yıllardır gündemde olan Rıza Sarraf hakkında beklenen karar açıklandı. New York Manhattan Federal Mahkemesi, Sarraf'ın daha önce cezaevinde geçirdiği süreyi cezasından mahsup ederek ek hapis cezası verilmesine gerek olmadığına hükmetti.
Yaklaşık dokuz yıl süren hukuki sürecin ardından açıklanan karar, hem ABD'de hem de Türkiye'de yakından takip edilen davalardan birinin önemli aşamalarından biri olarak değerlendirildi.
Davaya bakan Yargıç Richard Berman, karar duruşmasında Rıza Sarraf'ın tutuklu kaldığı dönemin yeterli olduğuna hükmetti.
Mahkeme, daha önce cezaevinde geçirdiği süreyi dikkate alarak sanık hakkında ilave hapis cezası uygulanmamasına karar verdi.
ABD Savcılığı da karar öncesinde hazırladığı mütalaada Sarraf'ın soruşturma sürecinde gösterdiği iş birliğinin dikkate alınmasını talep etmişti.
Rıza Sarraf, hakkındaki suçlamaların ardından ABD Adalet Bakanlığı ile anlaşma yaparak suçunu kabul etmiş ve savcılıkla iş birliği sürecine girmişti.
Soruşturma kapsamında verdiği ifadeler ve tanıklıkları nedeniyle ABD'de "iş birliği yapan sanık" statüsünde değerlendirilen Sarraf'ın cezasının uzun yıllar boyunca açıklanmamasının temel nedenlerinden biri de bu süreç oldu.
ABD hukuk sisteminde, soruşturmalara katkı sağlayan sanıkların cezalarının davalar tamamlandıktan sonra açıklanması sık rastlanan uygulamalar arasında yer alıyor.
Rıza Sarraf, 19 Mart 2016'da ailesiyle birlikte bulunduğu Miami'de FBI tarafından gözaltına alınmış, iki gün sonra ise tutuklanmıştı.
ABD makamları Sarraf'ı İran'a yönelik ekonomik yaptırımları delmek, banka dolandırıcılığı ve kara para aklama gibi birçok suçlamayla yargılamaya başlamıştı.
Davanın ilerleyen aşamalarında Sarraf suçunu kabul ederek savcılıkla anlaşma yoluna gitmiş ve etkin pişmanlık kapsamında ifade vermeyi kabul etmişti.
Sarraf'ın en dikkat çeken rolü ise Halkbank soruşturmasında ortaya çıktı.
Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın yargılandığı davada tanık olarak ifade veren Sarraf, İran yaptırımlarının aşılması için kurulan sistemi ayrıntılı şekilde anlattı.
Mahkemede verdiği ifadelerde dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'a milyonlarca euro ve dolar tutarında rüşvet verdiğini iddia eden Sarraf, para transferlerinde kullanılan yöntemleri de ayrıntılarıyla aktardı.
Sarraf'ın tanıklık yaptığı davada Mehmet Hakan Atilla, İran yaptırımlarının delinmesine yardım ettiği gerekçesiyle mahkum edilmişti.
Yaklaşık 28 ay ABD'de cezaevinde kalan Atilla, 2019 yılında Türkiye'ye dönmüş, daha sonra Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü görevine getirilmişti.
Atilla, yaklaşık iki yıl görev yaptıktan sonra istifa etmişti.
Sarraf dosyasıyla bağlantılı en önemli davalardan biri olan Halkbank davası ise 2026 yılında sona erdi.
ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank arasında varılan anlaşmanın ardından federal mahkeme davanın düşürülmesine karar verdi.
Böylece yaklaşık dokuz yıldır devam eden hukuki süreç önemli ölçüde kapanmış oldu.
Rıza Sarraf hakkındaki hükmün, Halkbank davasının sona ermesinden kısa süre sonra açıklanması dikkat çekti.
Uzmanlara göre ABD'de iş birliği yapan sanıkların cezalarının, katkı sağladıkları soruşturmalar tamamen sonuçlandıktan sonra belirlenmesi hukuk sisteminde sık uygulanan yöntemlerden biri olarak biliniyor.
Bu nedenle Sarraf hakkındaki kararın yıllar sonra açıklanmasının, soruşturmalarda verdiği ifadeler ve iş birliği süreciyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.
Rıza Sarraf davası, yalnızca ABD'deki yaptırım ihlalleri açısından değil, Türkiye-ABD ilişkileri bakımından da uzun yıllar gündemde kaldı.
Dava sürecinde İran'ın petrol ve doğal gaz gelirlerinin uluslararası finans sistemine aktarılması, yaptırımların aşılması ve uluslararası para transferleri gibi birçok konu mahkeme dosyalarına girdi.
Sarraf'ın verdiği ifadeler hem Mehmet Hakan Atilla davasında hem de Halkbank hakkında açılan davada önemli deliller arasında gösterildi.
Mahkemenin açıkladığı son kararla birlikte, yaklaşık on yıla yaklaşan hukuki süreçte Rıza Sarraf dosyası açısından önemli bir aşama daha geride kalmış oldu.