
Yayınlanma: 30 Eylül 2026 17:00
Güncellenme: 2 Ekim 2026 17:43
Dubai’den Tel Aviv’e gitmekte olan bir yolcu uçağı, 29 Eylül 2026 gecesi acil durum sinyali vermesi ve rotasını değiştirmesi üzerine güvenlik alarmına neden oldu. İlk haberlerde uçakta kaçırılma şüphesi bulunduğu ve İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının havalandığı aktarıldı.
Ancak olayın ilk dakikalarında gelen bilgiler arasında önemli bir ayrıntı farkı bulunuyor: Bazı ilk raporlar uçakta kaçırılma kodunun aktive edildiğini öne sürerken, The Times of Israel uçuş takip verilerine göre; uçağın 7700 acil durum kodunu gönderdiğini bildirdi. 7700 genel acil durum sinyalidir ve tek başına uçak kaçırıldığı anlamına gelmez.
İlk bilgilere göre Dubai’den Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’na uçan ticari yolcu uçağı, seyir sırasında acil durum sinyali verdi.
Uçak daha sonra Suudi Arabistan üzerinde rotasını değiştirdi. Yaşanan gelişme üzerine İsrail tarafında hava güvenliği kapsamında savaş uçaklarının havalandırıldığı bildirildi.
İlk haberlerde uçakta 150'den fazla yolcu bulunduğu ve olayın olası bir uçak kaçırma vakası olarak değerlendirildiği aktarıldı. Ancak güvenlik kaynaklarının ilk açıklamalarında kaçırılmanın doğrulandığı belirtilmedi.
Şu aşamada “uçak kaçırıldı” demek için yeterli doğrulanmış bilgi bulunmuyor.
Özellikle uçuş takip sistemlerinde görülen 7700 kodu, uluslararası havacılıkta genel acil durum anlamına geliyor. Uçak kaçırma veya yasa dışı müdahale için kullanılan kod ise 7500. The Times of Israel, söz konusu uçuşun 7700 kodunu gönderdiğini bildirdi.
Bu nedenle ilk haberlerde geçen “şüpheli kaçırma” ifadesi ile doğrulanmış durum birbirinden ayrılmalı.
Olayın merkezindeki en önemli gelişme bu.
Reuters'a konuşan İsrailli bir yetkili, acil durum sinyallerinin iki pilot arasında yaşanan fiziksel kavga sonrasında gönderildiğini aktardı. İsrail Başbakanlık Ofisi de olayın kaçırma vakası olmadığı yönündeki değerlendirmeyi paylaştı.
Daha sonra Flydubai de kokpitte bir “altercation”, yani fiziksel çatışma/arbede meydana geldiğini doğruladı. Şirket, uçakta seyahat eden görevli Flydubai mürettebatının uçağın kontrolünü güvence altına aldığını ve uçağı Tebük'e indirdiğini açıkladı.
Olayın en çarpıcı iddiası ise yardımcı pilotun uçağın kontrolünü ele geçirerek uçağı düşürmeye çalıştığı yönünde.
Reuters'ın aktardığı açıklamaya göre; İsrail Başbakanı Netanyahu, yardımcı pilotun kaptan pilota saldırdıktan sonra uçağı düşürmeye çalıştığını, ardından yolcuların müdahale ederek yardımcı pilotu etkisiz hale getirdiğini söyledi.
İsrail kaynaklarında ve Reuters'ın aktardığı bilgilerde, yardımcı pilotun kavga sırasında kaptan pilota bıçakla saldırdığı ve kaptanın yaralandığı ileri sürüldü. Tebük Havalimanı da her iki pilotun yaralandığını ve hastaneye sevk edildiğini doğruladı ancak yaralanmaların nasıl meydana geldiğine ilişkin ayrıntı vermedi.
Reuters'ın aktardığı Netanyahu açıklamasına göre, yolcular yardımcı pilotu etkisiz hale getirmek için müdahale etti. Ardından uçaktaki diğer görevli pilotların uçağın kontrolünü sağlamasına yardımcı olduğu belirtildi.
Bazı kaynaklarda uçakta görevli olmayan ancak başka bir uçuş ekibinde bulunan pilotların da kontrolün yeniden sağlanmasına katkıda bulunduğu öne sürülüyor. Bu ayrıntıların tamamı henüz resmi soruşturmayla kesinleştirilmiş değil
Uçuş takip verileri olayın neden bu kadar büyük bir alarma yol açtığını da gösteriyor.
FZ1073'ün yaklaşık 34 bin feet irtifadayken kısa süre içerisinde binlerce feet irtifa kaybettiği bildirildi. Bazı uçuş takip analizlerinde yaklaşık iki dakika içinde 17 bin 400 feet civarında düşüş yaşandığı aktarılıyor.
Bu hızlı irtifa kaybı, kokpitte yaşanan olayla ilgili iddiaları daha da dikkat çekici hale getirdi.
İsrail Başbakanı Netanyahu, olayın ardından yardımcı pilotun Suudi makamları tarafından sorgulanacağını söyledi. Bazı İsrail kaynakları şüpheli pilotun Umman vatandaşı olduğunu öne sürdü.
Ancak pilotun kimliği, olayın motivasyonu ve saldırının nasıl başladığı konusunda soruşturma devam ediyor.
Uçağın acil durum sinyali göndermesi, irtifa ve rota değişikliği yaşaması ve Suudi Arabistan üzerinde yön değiştirmesi güvenlik birimlerinin alarma geçmesine yol açtı.
Ynet'in ilk haberinde de güvenlik kaynağına dayandırılarak kaçırılmaya ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmadığı, pilotun acil durum sinyali verdiği aktarılmıştı.
Dolayısıyla olayın ilk aşamasında kaçırılma ihtimali araştırılmış, ancak bunun gerçekleştiği henüz teyit edilmemiş durumda.
Ticari bir yolcu uçağının acil durum sinyali vermesi ve planlanan rotasından sapması, özellikle İsrail hava sahasına yaklaşan uçuşlarda güvenlik prosedürlerinin devreye girmesine neden olabiliyor.
Bu olayda da İsrail Hava Kuvvetleri'nin savaş uçaklarını havalandırdığı bildirildi. Gelişmenin ardından İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Israel Katz'ın acil güvenlik değerlendirmesi yaptığı aktarıldı.
Ancak savaş uçaklarının havalanması uçağın kaçırıldığının kanıtı değil; olayın güvenlik açısından değerlendirilmesi kapsamında atılan bir adım olarak aktarılıyor.
Uçağın Suudi Arabistan üzerinde yön değiştirdiği doğrulanıyor. Ancak mevcut ilk haberlerde uçağın neden bu manevrayı yaptığı konusunda kesinleşmiş bir açıklama bulunmuyor.
Bu nedenle rota değişikliğinin teknik bir problem, tıbbi bir acil durum, iletişim sorunu veya başka bir güvenlik gerekçesinden kaynaklandığı konusunda şu aşamada kesin hüküm vermek mümkün değil.
Dubai-Tel Aviv hattında flydubai tarafından düzenli seferler gerçekleştiriliyor. 29 Eylül tarihli bazı uçuş kayıtlarında Dubai-Tel Aviv seferlerinin gerçekleştiği görülüyor. Örneğin FZ1549 seferinin Dubai'den kalkarak Tel Aviv'e ulaştığı uçuş takip kayıtlarında yer alıyor.
Bu nedenle yaşanan olayın, Dubai-Tel Aviv hattındaki belirli bir uçuşta meydana gelen acil durum olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Olayla ilgili haberler güncellendikçe ilk raporlardaki bazı bilgiler değişebilir. Şu an için en önemli ayrım şu:
Acil durum sinyali verildiği ve uçağın rotasını değiştirdiği bildiriliyor. İsrail savaş uçaklarının havalandığı da aktarılıyor. Ancak uçağın kaçırıldığı doğrulanmış değil.
Ayrıca uçuş takip verilerinde bildirilen 7700 kodu genel acil durum sinyalidir. Bu nedenle haber başlıklarında geçen “uçak kaçırıldı” ifadesinin kesinleşmiş bir bilgi gibi sunulmaması gerekiyor.
Hayır, şu aşamada uçağın kaçırıldığı doğrulanmış değil. Uçakta acil durum sinyali verildiği ve rotanın değiştiği bildirildi.
Uçak Suudi Arabistan üzerinde yön değiştirdi. Ancak ilk raporlar uçağın neden rota değiştirdiğini kesin olarak ortaya koymuyor.
İlk haberlerde uçakta 150'den fazla yolcu bulunduğu aktarıldı.
Evet. Havacılıkta 7500, yasa dışı müdahale veya uçak kaçırma durumuyla ilişkilendirilen transponder kodudur. 7700 ise genel acil durum kodudur. Bu olayda uçuş takip verilerinde 7700 kodunun gönderildiği bildirildi.
Evet. İlk haberlerde İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının olay üzerine havalandığı bildirildi.
Şu anda kesinleşen tablo; FZ1073'ün acil durum sinyalleri vermesi, 7500 kodunun kullanılması, kokpitte fiziksel bir arbede yaşanması, uçağın rotasını değiştirerek Tebük'e inmesi ve tüm yolcuların güvenli şekilde kurtulması.
Buna karşılık yardımcı pilotun uçağı bilinçli olarak düşürmeye çalışıp çalışmadığı, kaptan pilota yönelik saldırının ayrıntıları, kavganın nasıl başladığı ve olayın motivasyonu soruşturmanın konusu. Flydubai de resmi makamların soruşturmasını desteklediğini açıkladı.