
Yayınlanma: 5 Ağustos 2026 13:37
Güncellenme: 5 Ağustos 2026 11:47
Starbucks, Güney Kore'de büyük tepki çeken "Tank Günü" kampanyasının ardından polis soruşturmasının merkezine yerleşti. Demokrasi tarihinin en acı olaylarından biriyle ilişkilendirilen paylaşım nedeniyle şirketin ülke merkezine baskın düzenlenirken, soruşturma genişletildi.
Güney Kore basınında yer alan bilgilere göre polis ekipleri, Starbucks'ın ülkedeki faaliyetlerini yürüten E-Mart şirketinin bağlı olduğu Shinsegae Group merkezinde arama gerçekleştirdi.
Soruşturma kapsamında, şirket yöneticileri hakkında yapılan suç duyuruları da inceleniyor.
Yetkililer, kampanyanın Güney Kore'nin demokrasi mücadelesini aşağılayıcı bir mesaj taşıyıp taşımadığını araştırıyor.
Tartışmaların fitilini ateşleyen kampanyada kullanılan "Tank Günü" ifadesi, Güney Kore tarihinde derin izler bırakan 1980 Gwangju Demokrasi Ayaklanması ile ilişkilendirildi.
Eleştirmenler, kampanyanın;
Bu nedenle sosyal medyada kısa sürede boykot çağrıları başladı.
Shinsegae Group Üst Yöneticisi Chung Yong-jin hakkında da göstericilere ve ailelerine hakaret ettiği, toplumun ortak hafızasını zedelediği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.
Polis, kampanyanın hazırlanış süreci ile karar mekanizmasını incelemeye aldı.
Kamuoyundaki tepkilerin büyümesi üzerine Starbucks Güney Kore yönetimi daha önce özür açıklaması yayımlamıştı.
Şirket ayrıca ülkedeki yaklaşık 2 bin 160 şubesini çalışanlara yönelik zorunlu eğitim amacıyla geçici olarak kapatmış, kriz yönetimi sürecini başlatmıştı.
1980 yılında General Chun Doo-hwan yönetimindeki askeri güçler, Gwangju kentinde demokrasi talebiyle düzenlenen protestolara sert müdahalede bulundu.
Resmi verilere göre olaylarda;
Gwangju Ayaklanması, Güney Kore'nin demokrasi mücadelesinin en önemli sembollerinden biri olarak kabul ediliyor.
Ayrıca 1987 yılında polis işkencesi sonucu yaşamını yitiren öğrenci aktivisti Park Jong-cheol da ülkenin demokratikleşme sürecinin simge isimlerinden biri olarak anılıyor. Kampanyanın bu isimleri de çağrıştırdığı yönündeki eleştiriler tartışmaları daha da büyüttü.
Polis, kampanyanın hazırlanış amacı, kullanılan ifadelerin kasıt içerip içermediği ve karar sürecinde kimlerin rol aldığına ilişkin soruşturmayı sürdürüyor.
Olay, Güney Kore'de şirketlerin tarihi ve toplumsal hassasiyetleri gözeten iletişim stratejilerinin önemini yeniden gündeme taşıdı