
Yayınlanma: 25 Haziran 2026 07:37
Güncellenme: 25 Haziran 2026 05:36
Kanada'nın Quebec eyaletinde bulunan Terrasse-Vaudreuil kasabası, çevre hukukunda dikkat çeken bir adım attı. Yaklaşık 2 bin nüfuslu kasabada alınan kararla ağaçlar resmen "hak sahibi canlı varlıklar" olarak tanındı.
Belediye meclisinin oy birliğiyle kabul ettiği düzenleme kapsamında ağaçların;
olduğu resmen ilan edildi.
Kararın ardından belediye yönetimi mevcut çevre ve imar düzenlemelerini yeniden gözden geçirecek. Amaç, ağaçların korunmasını güçlendirmek ve kesilen her ağacın yerine yenisinin dikilmesini sağlamak.
Uzmanlara göre; bu yaklaşım, ağaçları yalnızca korunması gereken doğal varlıklar olarak değil, hukuki açıdan korunabilecek canlılar olarak değerlendiren yeni bir anlayışın parçası.
Terrasse-Vaudreuil Belediye Başkanı Michel Bourdeau, son yıllarda yaşanan sellerin ardından ağaçların öneminin daha net anlaşıldığını belirtti.
Bourdeau, ağaçların:
ifade ederek onları "gerçek bir yeşil altyapı" olarak tanımladı.
Ağaçlara yasal hak tanınması, onların insanlar gibi vatandaş kabul edildiği anlamına gelmiyor. Ancak çevreyi ilgilendiren kararlarda ağaçların korunmasının hukuki bir zorunluluk haline gelmesini sağlıyor.
Bu yaklaşım sayesinde;
Doğa hakları savunucularına göre bu sistem, çevrenin yalnızca ekonomik bir kaynak olarak görülmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor.
Kanada'daki karar, son yıllarda giderek güçlenen "doğa hakları" hareketinin son örneklerinden biri oldu.
Bu anlayışa göre nehirler, ormanlar, göller ve ekosistemler yalnızca insanların kullandığı kaynaklar değil; aynı zamanda hukuki olarak korunabilecek hak sahibi varlıklar olarak kabul ediliyor.
Daha önce Kanada'daki Magpie Nehri'ne de yasal kişilik statüsü verilmişti.
Şirketlerin hukuken kişi kabul edildiğini hatırlatan çevre hukukçuları, canlı ekosistemlerin de belirli haklara sahip olmasının artık daha fazla tartışıldığını belirtiyor.
Kanada'daki küçük bir kasabada alınan kararın, gelecekte çevre hukukunda çok daha büyük değişimlerin habercisi olabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, ilerleyen yıllarda daha fazla ülkenin nehirler, ormanlar ve diğer doğal varlıklara benzer yasal statüler tanıyabileceğini düşünüyor.
Kanada'da bulunan 2 bin kişilik kasabada ağaçlara tanınan yasal hak, sosyal medyada destek buldu. Yapılan yorumlarda, bir canlıya hak ettiği değerin verildiği görüşünde birleşildi. Alınan kararın, diğer ülkelere de emsal olması gerektiği yönünde paylaşımlar da dikkat çekti.
Kanada dışında ağaçlara ve doğaya yasal hak tanıyan ülkeler; Ekvador, Yeni Zelanda, Bangladeş, Kolombiya ve Bolivya'dır. Ekvador, doğa haklarını anayasasına ekleyen ilk ülke olurken, 2008 Anayasası ile doğanın yaşama ve yenilenme hakkı anayasal koruma altına alınmıştır.
Bolivya, 2010 yılında kabul ettiği "Toprak Ana Hakları Çerçeve Yasası" ile doğaya; yaşam, var olma, su ve temiz hava gibi yasal haklar tanımıştır. Yeni Zelanda, 2017 yılında kabul edilen bir yasa ile Whanganui Nehri'ne ve Te Urewera adlı eski ormanlık milli park alanına yasal kişilik statüsü sağlamıştır.
Bangladeş, Kolombiya ve Panama ise ekosistemlerle nehirlere tüzel kişilik tanıyan ülkelerdir.