292
0

Ekrem İmamoğlu İstanbul Depremi İçin Uzmanlarla Görüştü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, yıllardır büyük deprem beklenen İstanbul için alanında uzman isimleri bir araya getiren “Deprem Bilim Kurulu” oluşturdu

Ekrem İmamoğlu İstanbul Depremi İçin Uzmanlarla Görüştü
Yazar: Derin Demirel

Yayınlanma: 15 Şubat 2023 13:48

Güncellenme: 20 Mayıs 2024 22:08

Ekrem İmamoğlu İstanbul Depremi İçin Uzmanlarla Görüştü. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta yalnızca 9 saat arayla meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde deprem on binlerce vatandaşın hayatını kaybetmesine, milyonlarca kişinin evini terk etmesine neden oldu.

Arama kurtarma çalışmaları hala devam ederken gözler İstanbul’a çevrildi. Deprem gerçeğinin bir kez daha hatırlanmasıyla olası İstanbul depremi yeniden gündeme geldi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, yıllardır büyük deprem beklenen İstanbul için alanında uzman isimleri bir araya getiren “Deprem Bilim Kurulu” oluşturdu. Bilim insanlarıyla AKOM’da bir araya gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Biraz da aynaya bakarak kendime söylüyorum; ‘Yeter artık’. Vatandaşıma söylüyorum, hükümete söylüyorum, başkalarına söylüyorum ve hep beraber bu ‘Yeter artık’ı dedirtmemiz lazım” dedi.


Deprem Bilim Kurulu’nun çalışmalarını 25 Şubat’a kadar tamamlayacağı ve çıkacak sonucun İmamoğlu tarafından kamuoyu ile paylaşılacağı öğrenildi.

İSKİ yerleşkesi içerisindeki AKOM'da gerçekleştirilen toplantıya; Prof Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Prof Dr. Tarık Şengül, Prof Dr. Okan Tüysüz, Prof. Dr. Alper İlki, Prof. Dr. Haluk Özener, Prof. Dr. Himmet Karaman, Prof. Dr. Eser Çaktı, Dr. Turgut Erdem Ergin, Nasuh Mahruki, Prof. Dr. Alp Erinç Yeldan, Prof. Dr. Ejder Yıldırım, Doç. Dr. Seda Kundak, Prof. Dr. Kayıhan Pala, Prof Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner, Prof. Dr. Alper Ünlü ve Prof. Dr. Murat Şeker ile İBB bürokratları katıldı.

Artık Yeter!

Toplantıya katılım sağlayan bilim insanlarına ve uzmanlara teşekkürlerini ileten İmamoğlu konuşmasında, şunları ifadeleri kullandı:

“İstanbul’u konuşacağımız ve İstanbul üzerinden tekrar topluma, insanlarımıza, hemşehrilerimize en ciddi biçimde, en uyarıcı şekliyle, ‘Artık yeter' diyecek bir bakış açısıyla hem kendimize ‘yeter' diyeceğiz hem vatandaşa ‘yeter' diyeceğiz. Birebir o kadar çok şey yaşıyor ki insan, ister istemez böyle konuşmak zorunda kalıyor. Bu duyguları dile getirecek ama o dile getirirken de bilimsel zemini son derece güçlü, kararlı bir açıklamayı sunabilecek bir çalışmayı hızlıca yapmamız gerektiğini iletmiştim.”

Hatalarla Dolu Şehirleşme

Tüm Türkiye'yi sarsan depremde bazı noktalar tespit ettiklerini vurgulayan İmamoğlu, “Birçok yerde de eksiğimiz var, ama bu turnusol kağıdı gibi. 24 yıldır yoğun konuştuğumuz deprem meselesinde, gerçekten o kadar ihmal, o kadar hatta görmezden gelme, hatta yeni yapılanlarda bile o kadar hatalarla dolu bir şehirleşme var etmişiz ki, mültecilerle baktığımızda, neredeyse bugün 10 milyon dediğimiz yerin 4-4,5 milyonu, o depremden bugüne yerleşmiş. Yani yüzde 40-45'i buraya yerleşmiş, ama ne eskiyi toparlayabilmişiz, ne yeniyi doğru düzgün yapabilmişiz. Yani bu kadar kör göze parmak sokmak misali karşılık bulduğu bir ortam olamaz. Yani gerçekten içim yanıyor. Fay hatlarını değil, sanki başka düşüncelerle hareket eden imar politikalarının kentsel gelişmeyi oluştururken hiç de hoş olmayan, bilimi gözetmeyen hatlarla bir süreç yaşandığını gördük” dedi.

“ÇOK FERYATLA KARŞILAŞTIK”

Devlet kurumlarının faaliyet gösterdiği birçok yapıda da kayıplar olduğuna dikkat çeken Ekrem İmamoğlu, “Çok sıkıntılı pozisyona düşmüş ve bu kurumlarda muazzam bir kapasite kaybını gördüm sahada. Çok feryatla karşılaştık. 99 depreminde birkaç kez o bölgede bulunduk. Ki ilk günlerinde de bulunduk. O zamandan bile kötü olabilmek bugün, bana çok acı geldi. Halbuki daha iyi olmalıydı. Çok çok çok daha iyi olmalıydı” şeklinde konuştu.

Sorumluyla Buluşamıyoruz

Sahada karşılaştığı devlet yetkilileriyle bir araya gelemediğini aktaran İmamoğlu şunları söyledi:

“Örneğin bir sorumluyla buluşamıyoruz. Korkuyor seninle yan yana olmaya. Bunun adı validir, bunun adı başka bir şeydir. Ya da standart cümlelere bağlamış gibi, Genel Başkan'ın da olduğu birtakım ortamlara girdiğimizde, öyle bir anlatıyor ki; sanki orada vefat da yok, bütün enkazlar kaldırılmış. 2. günden, üçüncü günden bahsediyoruz. ‘Her enkazda ekip var.' Yok kardeşim, o yoldan geldik buraya. Daha yüzde 20'sinde yokuz yani. ‘Ne yapabiliriz, ne yapmalıyız' kısmından ziyade, bir sunuyu yapmak zorunda olduğunu düşünen bir bürokrasi. Haktan kopuk.”

“YEREL YÖNETİM REFORMUNA İHTİYAÇ VAR”

Amacının kendisini masumlaştırmak olmadığını defalarca belirten İmamoğlu, Kim, nerede, ne şekilde suçlu varsa, eksik yapıyorsa, -buna siyaseten biz de dahiliz, iktidar da dahil- bir çözüm bulmak zorunda olduğumuzu gördüm. Bu da aslında bir yönüyle hem yerel yönetim reformuna ihtiyaç olduğunu bize gösteriyor hem aynı zamanda bir yönetişim modeline ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Afetin yönetiminin bu kadar merkezileşmesinin, bu kadar sivil toplumun yok sayılmasının sonuçları çok ağır. İnsan, böyle hayretler içerisinde izliyor” dedi.

“İÇ HESAPLAŞMAYA GİRDİM”

İstanbul'da depreme hazırlık için yapılan çalışmaları anlatan İmamoğlu “Çok fazla işimiz var. Bunların detaylarına elbette girecek değilim. Ama şahit olduğum bu süreçler, inanılmaz bir iç hesaplaşmaya da beni evirdi. ‘Daha fazlasını nasıl yapmalıyız' kısmındayım. Ki ilk gün verdiğimiz talimat da arkadaşlarıma buydu. Onun için sizleri davet ettik ve bir araya geldik. Gelinen noktada daha fazlasını yapmak, ama bir yönüyle en doğrusunu yapmak amacındayız. Biraz da aynaya bakarak kendime söylüyorum, ‘Yeter artık'. ‘Yeter artık'; vatandaşıma söylüyorum, hükümete söylüyorum, başkalarına söylüyorum ve hep beraber bu ‘Yeter artık'ı dedirtmemiz lazım. O bakımdan hem tüm yaptıklarımızın gözden geçirilmesine, bilimsel aklın ve çevrenin yönlendirilmesine dönük masaların daha genişletilmesine, ‘Ben niye orada yokum' diyenin bile katkı sunmasının sağlanması gibi, bütün sürecin buna dönük bir çalışmayla bir sunuyu, çağrıyı topluma, kurumlara bizim yapmamızın şart olduğunu söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

“ÇUVALDIZI KENDİMİZE BATIRMA KARAKTERİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

- Bir Deprem Üst Kurulu'nun bir sistemle İstanbul’da çalışıyor olmasını biz önermiştik 2019 ve 2020'de. Büyük çabalarla sayın Bakan’a bunu önermiştik. ‘İyi, çok iyi, çok güzel…' Ama suskunlukla karşılandık. Aylarca zorladım bunu. Tarifim şudur: Bir kapıdan giren vatandaş ya da bir heyet ya da bir site yönetimi, birçok unsurlarıyla cevaplarını ‘ama'sız, ‘fakat'sız, siyasi manevrasız; net alacak. Eğer aşırı beklentileri varsa, orada onların hepsinin umutları sönecek. Tek umudu şu olacak: Benim bu binayı yenilemem lazım. Yenilememin de koşullar şu. Devletin bana sundukları bu. Bunlardan faydalanıp, yenilemem lazım.

-Öbür türlü sahadaki vatandaşın daha fazla ne alırız çatışması yüzde 90. Onun için ister beni sevsin, ister sevmesin, bana gelip; ‘Başkanım, bizi perişan ediyor X kurumumuz, hükümetin yönetimi, bakanlık vesaire.' Biliyorum ki aslında, benim bile veremeyeceğimi vermiş, hala başka bir şeyin talebinde olan tarafları var. Şeffaflık eksik olabilir, iletişim eksik olabilir; onu ayrı tutuyorum.  Ama bunun bir siyasi fayda elde etme sahasının olmaması gerektiğini düşünüyorum. Onun için, böyle bir üst kurulun İstanbul’a çok iyi geleceğine inandığım için, bu kurulun toplanmasını önemli buldum.

Sonuçlar 25 Şubat’tan Sonra Paylaşılacak

İmamoğlu'nun ardından söz alan bilim insanları, deprem öncesi, anı ve sonrasında alınması gerekenleri, kendi uzmanlık alanları noktasında sıraladı. Yaklaşık 1,5 saat süren toplantı sonunda İmamoğlu, katkıları için bilim insanlarına ve uzmanlarına teşekkür etti. İmamoğlu, “Temel amaç, 25'ine (şubat) kadar sizin yapacağınız hazırlıklar, 25'indeki buluşma ve hemen akabinde buradan çıkan özeti kamuoyuyla paylaşmak arzusundayız. Buradan çıkan özet, bize yol gösterecek. Vatandaşa evet güven hissini verelim. Ama bir yanıyla da sorumluluğunu hatırlatalım. Yani ben onu şöyle diyorum: Biraz korksun vatandaş. Korkmalı da zaten. Boşu boşuna bir korkudan bahsetmiyoruz. Kurumlar olarak, yöneticiler olarak biz de korkalım. Biz de ona göre gardımızı alalım, sorumluluğumuzu yerine getirelim. Getirmeyeceksek de zaten vatandaş gereğini yapsın. İşin bu tarafındayız” dedi.

“ZORLA BİR ODADA BİR BAKANLA, BİR VALİYİ BULDUM”

Deprem bölgesi Hatay'da AFAD Merkezi'ne yaptığı ziyaretten bir örnek veren İmamoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Son diyaloglarımdan birinde, zorla bir odada bir vali ve bakanı bulabildim. Yani bir binada, zorla, oradan oraya gidiyoruz, görüştürülmek istenmiyoruz, vesaire vesaire… Zorla bir odada bir bakanla, bir valiyi buldum. Hatta önce biraz konuştuk, kalabalıktı. Sonra çıkar gibi yaptım, kapıyı kapattım, döndüm ikisiyle teke tek konuştum. Yani kendimi de sorgulayarak, onları da sorgulayarak, yaşadıklarımı anlatarak, ‘Niçin bu oluyor' diye. Konuşabilme konusunda inanılmaz çabamız var, onu söyleyeyim. Eksiğimiz varsa da bunu da giderme konusunda gayretimiz var. Zaten şubat ayındaki bu sunum, onu da sağlasın istiyorum.

Dili de öyle olsun istiyorum. Defalarca söyledim: Münakaşamız olabilir, ama böyle bir şey olduğunda makamı ne olursa olsun, çağrılığımda koşa koşa gitmek istiyorum. Neresi olursa, diye de ifade ediyorum ve bunu da yaparım. Lütfen bundan kuşku duymayın. Tek bir madalya isteğim yok bu konuda. Bir tek madalya bile almak niyetinde değilim. Bu, bizim için büyük bir korkudur, büyük bir endişedir, büyük bir kaygıdır. Memleketimiz adına, yapamadığımız bazı şeyler üzerinden ya kara leke olarak tarihe geçebiliriz ya da gerçekten ülkemize çok özel bir hattı belirleyen insanlar olarak, tarihe geçebiliriz. Güzel temenniler, güzel anılmalar bize yeter.”

yerle bir oldu ne demek?

Yerle bir oldu ya da yerle bir oldu , bir yeri yakıp yıkmak, tahrip etmek, temeline kadar söküp dağıtmak, taş taş üstüne bırakmamak.
Örnek cümle,
"Eski evimiz kısa sürede yerle bir oldu."

istanbul daha erken

İstanbul daha erken ya da istanbul daha erken, Gökhan Özen'in yazdığı bir şarkıdır. 

istanbul depremi için büyük hazırlık

İstanbul'da toplam 23 adet tahliye alanı bulunuyor. Deniz yoluyla yapılacak tahliyeler için gemiler hazır bekliyor. Şehir hatları vapurları, deniz otobüsleri, kıyı emniyetine ait botlar ve gemiler ile sahil güvenlik komutanlığına bağlı deniz araçları da istanbul depremi için büyük hazırlık kapsamında depremzedeleri tahliye etmek için kullanılacak. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

istanbulun deprem tarihi

Istanbul deprem tarihleri ya da istanbulun deprem tarihi
İstanbul, bir çok küçük sarsıntının dışında 447, 542, 1296, 1509, 1719, 1766, 1894, 1912, 1935, 1963 ve 1999'da meydana gelen depremler yaşamış bir şehirdir.

kahramanmaraş nerede ?


Kahramanmaraş ya da kahramanmaraş nerede sorusunun cevabı, Akdeniz'in doğusunda yer almaktadır. Kahramanmaraş'ın kuzeyinde Kayseri, Sivas ve Malatya illerimiz yer almaktadır. Güneyinde ise Osmaniye ve Gaziantep şehirleri bulunmaktadır.

deprem merkezi nedir?

Depremin merkezi ya da deprem merkezi, Odak noktası yerin içinde depremin enerjisinin ortaya çıktığı noktadır.Bu noktaya odak noktası veya iç merkez de denir. Gerçekte , enerjinin ortaya çıktığı bir nokta olmayıp bir alandır , fakat pratik uygulamalarda nokta olarak kabul edilmektedir.

depremde en sağlam ilçeler nerelerdir?

Deprem bakımından Türkiye'nin en güvenli illeri veya depremde en sağlam ilçeler , Konya, Karaman, Artvin, Rize, Trabzon, Ordu, Giresun, Yozgat, Samsun, Snop, Kastamonu, Bartın, Kırklareli, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray, Niğde, Mardin, Şırnak, Siirt, Batman, Ardahan, Mersin, Antalya illeri deprem bakımından en dayanıklı ilçelere sahiptirler.

istanbul ilçe haritası indir

istanbul harita adres  istanbul haritası ilçeler indir  istanbul ilçe haritası indir - istanbul haritası ilçeler resmi – istanbul ilçeleri ve semtleri  istanbul ilçeler arası mesafe ya da deprem bilgi sistemi gibi bilgiler için buradaki linklerden yararlanabilirsiniz.

türkiye haritası deprem


Türkiye Deprem Tehlike Haritası ya da türkiye haritası deprem , yenilenerek, 18 Mart 2018 tarihli RG'de yayınlanmış, 1 Ocak 2019 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Proje, Başkanlığımız tarafından yürütülmekte olan Ulusal Deprem Araştırma Programı (UDAP) kapsamında desteklenmiştir. Ayrıca, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından da destek verilmiştir. Ayrıca "Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği" de aynı tarihli RG'de yayınlanmış olup, eş zamanlı olarak yürürlüğe girmiştir. AFAD resmi sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

istanbul zemin nedir?


İstanbul'un riskli ve sağlam zeminli bölgelerinin ya da istanbul zemin için detaylı haritalandığı çalışma kapsamında, deprem büyütmesi olarak tanımlanan zemin hareketlerinin yüzeye yansıması da araştırıldı habere buradan ulaşabilirsiniz.

deprem raporu nedir?


Türkiye’de bulunan yapıların neredeyse tamamında mülk sahipleri binasının depreme karşı ne kadar hazır olduğunu bilmemektedir. Başta beton olmak üzere yapı malzemelerinin kalitesinin değerlendirilmesinde en başta gelen meslek örgütlerinden biri olan Türkiye Hazır Beton Birliği önemli bir görev üstlenmiş durumdadır. Binalarının depreme dayanıklılığıyla ilgili durumunu merak etmekte olan;

* Mülk sahipleri,
* Bina yöneticileri,
* Mühendislik büroları,
* Belediyeler ve mahalli idareler,
* Kamu kurumları,
için benzerlerinden ayırt edici özelliklere sahip ayrıntılı Deprem Raporu ya da deprem raporu (Binaların Deprem Performansı Analiz Raporu) hazırlayabilmektedir.

Döviz Çevirici

Popüler Aramalar
    En Popüler Haberler

    Yorum Yap

    Yazılan yorumlar hiçbir şekilde TRSondakika - Dünyadan Son Dakika Haberler, Spor, Dünya, Politika, Sağlık, Forex, Kripto, Ekonomi, Emlak görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

    Yorumlar

    Henüz yorum yapan yok! İlk yorumu siz yapın...
    Dünyadan Son Dakika Haberler, Spor, Dünya, Politika, Sağlık, Forex, Kripto, Ekonomi, Emlak.

    trsondakika: Türkiye'nin en kapsamlı haber sitesi. Son dakika haberleri ve en güncel haberler trsondakika'da.