
Yayınlanma: 14 Eylül 2026 10:04
Güncellenme: 14 Eylül 2026 08:08
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıdalarda kullanılan aroma vericilere ilişkin kuralları Avrupa Birliği mevzuatına uyum kapsamında yeniden düzenledi. Yeni yönetmelikle domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler ile bunların üretiminde kullanılan kaynak materyallerin gıdalarda kullanımına izin verilmeyecek. Etiketlerde “doğal” ifadesinin kullanılabilmesi için de yüzde 95 şartı getirildi.
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda sektöründe kullanılan aroma vericiler ve aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenlerine ilişkin kuralları değiştirdi.
Avrupa Birliği mevzuatına uyum amacıyla hazırlanan yeni yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte 2011 tarihli düzenleme yürürlükten kaldırıldı. Yeni dönemde temel hedefler arasında tüketici sağlığının korunması ve tüketicinin yanıltılmasının önlenmesi yer alıyor.
Düzenlemenin özellikle domuz ve böcek kaynaklı bileşenlere ilişkin hükümleri dikkat çekti.
Yeni düzenlemeye göre; domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler, aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri ve bunların üretiminde kullanılan kaynak materyallerin gıda ürünlerinde kullanılmasına izin verilmeyecek.
Bunun yanında yönetmeliğin hükümlerine uygun olmayan aroma maddeleri ile bu maddeleri içeren gıdaların piyasaya arz edilmesi de mümkün olmayacak.
Buradaki düzenleme, gıdalarda kullanılan bütün aroma vericilerin yasaklandığı anlamına gelmiyor. Yasak, özellikle domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler ve ilgili kaynak materyaller için getiriliyor.
Yeni yönetmelikte bazı aroma maddeleri için de kademeli bir geçiş takvimi oluşturuldu.
Buna göre şu kodlarla belirtilen 10 aroma maddesi için 31 Aralık 2026'dan itibaren piyasaya arz, gıda üretiminde kullanım ve ithalat durdurulacak:
Bu maddeler açısından belirlenen tarihten sonra yeni kurallara uygunluk zorunlu hale gelecek.
Ayrıca FL 05.062 ve FL 05.099 kodlu iki aroma maddesinin kullanımına da sınırlama getirildi. Bu iki maddenin yalnızca yönetmelikte belirlenen gıda kategorilerinde kullanılmasına izin verilecek.
Yeni yönetmeliğin tüketicileri yakından ilgilendiren bir diğer maddesi ise “doğal” ifadesinin kullanımı oldu.
Bir aroma vericinin etiketinde “doğal” ifadesinin kullanılabilmesi için aroma bileşenlerinin ağırlıkça en az yüzde 95'inin etikette belirtilen kaynaktan elde edilmesi gerekecek.
Böylece ürün ambalajlarında “doğal aroma” veya benzeri ifadelerin kullanılmasına ilişkin kriterler daha belirgin hale getirilecek.
Bu düzenlemenin amacı, tüketicinin bir ürünün kaynağı ve içeriği konusunda yanlış veya yanıltıcı bir izlenime kapılmasının önüne geçmek.
Yeni kurallara uyum sağlamaları için gıda işletmelerine geçiş süresi de tanındı.
İşletmelerin yeni düzenlemelere uyum sağlaması için 31 Aralık 2026'ya kadar süre bulunuyor.
Ancak geçiş hükmü nedeniyle daha önce üretilmiş veya piyasaya sunulmuş bazı ürünler açısından farklı bir uygulama söz konusu olacak.
Yeni hükümlere uygun olmayan ancak 31 Aralık 2026'dan önce üretilmiş veya piyasaya sunulmuş ürünler, raf ömürlerinin sonuna kadar piyasada bulunabilecek.
Bu nedenle 31 Aralık tarihi, mevcut ürünlerin tamamının aynı gün raflardan kaldırılacağı anlamına gelmiyor.
Düzenlemenin tüketici açısından en önemli sonuçlarından biri, gıdalarda kullanılan aroma bileşenlerinin kaynağı ve etiket bilgilerinin daha sıkı kurallara bağlanması olacak.
Özellikle “doğal” ibaresinin kullanımına getirilen yüzde 95 kriteri, ürün etiketlerindeki ifadelerin belirli bir standarda bağlanmasını amaçlıyor.
Domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler için getirilen yasak da yeni mevzuatın dikkat çeken başlıklarından biri.
Ancak tüketicilerin burada “aroma verici” ile “domuz veya böcek içeriyor” ifadelerini birbirine eşitlememesi gerekiyor. Bir ürünün aroma verici içermesi, tek başına bunun domuz veya böcek kaynaklı olduğu anlamına gelmiyor.
Yeni yönetmelik, kaynak materyallere ilişkin belirli yasak ve sınırlamalar getiriyor.