
Yayınlanma: 12 Ocak 2026 09:37
Güncellenme: 12 Ocak 2026 09:20
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımla dünya gündemine oturdu. Trump, paylaştığı görselde kendisini “Venezuela’nın Başkan Vekili” olarak tanımladı. Paylaşım, Venezuela’daki siyasi kriz ve ABD–Caracas hattındaki gerilim sürerken geldi.
Trump’ın paylaşımı kısa sürede sosyal medyada ve uluslararası basında geniş yankı uyandırdı. Görselde Trump’ın portresi yer alırken, altında “Venezuela’nın Başkan Vekili” ifadesi ve “2026 Ocak itibarıyla görevde” ibaresi dikkat çekti. Paylaşımda ayrıca başkan yardımcısı olarak JD Vance isminin yazılması da tartışmaları artırdı.
Trump’ın bu hamlesi, resmî bir açıklamadan ziyade sosyal medya üzerinden verilen siyasi bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre; paylaşım, ABD’nin Venezuela politikasına yönelik bir baskı unsuru ya da Trump’ın tabanına yönelik sembolik bir çıkış niteliği taşıyor.
Paylaşılan görselin, Wikipedia sayfası formatına benzer şekilde tasarlandığı ve bilinçli olarak bu izlenimin verildiği belirtiliyor. Bu durum, görselin gerçek bir devlet ataması ya da uluslararası tanınma anlamına gelmediğini açıkça ortaya koyuyor. Trump Venezuela'dan ne istiyor? sorusu da yine gündeme oturdu.
Uluslararası hukuk açısından bir ülkenin devlet başkanının belirlenmesi;
ülkenin anayasal düzeni,
yasal yetkili kurumları,
ve uluslararası tanınma süreçleriyle mümkündür.
Trump’ın sosyal medya paylaşımı, bu kriterlerin hiçbirini karşılamıyor. Dolayısıyla hukuki açıdan Venezuela’da resmî başkanlık statüsünde bir değişiklik söz konusu değil.
Venezuela’da fiilî yönetim halen Nicolás Maduro kontrolünde bulunuyor. ABD ve bazı Batılı ülkeler geçmişte Maduro yönetimini tanımadıklarını açıklamış olsa da, Trump’ın bireysel bir sosyal medya paylaşımıyla başkanlık ilan etmesi hukuken geçerli sayılmıyor.
Venezuela, uzun süredir ağır bir ekonomik kriz, siyasi istikrarsızlık ve uluslararası yaptırımlarla mücadele ediyor. ABD, yıllardır Maduro yönetimine karşı sert bir politika izliyor ve muhalefeti destekliyor.
Trump, önceki başkanlık döneminde de Venezuela konusunda sert açıklamalarıyla gündeme gelmiş, hatta zaman zaman askerî müdahale seçeneğini dahi masada tuttuğunu ima etmişti. Son paylaşım, bu politikanın retorik düzeyde yeniden sertleştiği şeklinde yorumlanıyor.
Trump’ın paylaşımı, uluslararası kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı:
Eleştirmenler, paylaşımın provokatif ve yanıltıcı olduğunu savundu.
Bazı uzmanlar, bunun iç politikaya yönelik bir propaganda hamlesi olduğunu belirtti.
Sosyal medya kullanıcıları arasında ise paylaşımın ciddiyeti sorgulandı; bazıları bunu siyasi mizah olarak değerlendirdi.
Venezuela cephesinden ise henüz Trump’ın paylaşımına yönelik resmî bir yanıt gelmedi.
Özetle:
Evet, Trump böyle bir paylaşım yaptı.
Hayır, bu paylaşım Trump’ın Venezuela’nın başına geçtiği anlamına gelmiyor.
Paylaşım, hukuki değil, siyasi ve sembolik bir mesaj niteliği taşıyor.
Uzmanlar, bu tür paylaşımların bilgi kirliliğine yol açabileceği uyarısında bulunarak, kamuoyunun resmî açıklamalar ve doğrulanmış kaynaklar dışında yapılan iddialara temkinli yaklaşması gerektiğini vurguluyor.
Trump’ın kendisini “Venezuela’nın Başkan Vekili” olarak gösterdiği paylaşım, uluslararası siyasette algı yönetimi ve propaganda tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Resmî bir karşılığı bulunmayan bu çıkışın, önümüzdeki günlerde ABD–Venezuela ilişkilerinde nasıl yankı bulacağı merak konusu.