
Yayınlanma: 3 Şubat 2026 08:50
Güncellenme: 3 Şubat 2026 08:26
ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan ve Jeffrey Epstein’e ait olduğu belirtilen yaklaşık üç milyon belge, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmaya devam ediyor. 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan ve adı uluslararası cinsel istismar, fuhuş ve insan kaçakçılığı ağı iddialarıyla anılan Epstein’e ilişkin belgelerde, Türkiye bağlantılı bazı isim ve kurumlara dair yazışmaların da yer aldığı görüldü.
Dosyada yer alan 2010 tarihli bir e-postada, iş insanı Thomas Pritzker tarafından Jeffrey Epstein’e gönderildiği belirtilen mesajda, Ahmet Davutoğlu isminin geçtiği görülüyor. Söz konusu e-postada şu ifadeye yer verildiği aktarılıyor:
“Davutoğlu’nu (Türkiye) tanıtan bir not yolladım sana.”
Bu mesajdan bir gün sonra Pritzker’in Epstein’e, Davutoğlu’ndan bir e-posta aldığını ve temasa geçilmesinin istendiğini yazdığı iddia ediliyor.
Gelişmeler üzerine, Gelecek Partisi Sözcüsü Ufuk Karcı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada iddiaları kesin bir dille reddetti. Karcı, Davutoğlu’nun söz konusu kişilerle herhangi bir teması olmadığını belirterek belgelerde geçen isimlerin bilinçli bir algı operasyonu kapsamında kullanıldığını savundu.
Açıklamada, aynı dosya setinde Atatürk, Erdoğan, Ecevit gibi birçok devlet insanının isminin de geçtiği vurgulanarak, bunun ilişki veya temas anlamına gelmediği ifade edildi.
Belgelerde yer alan bir diğer başlık ise Robert Kolej oldu. İddialara göre, 2014 yılında Robert Kolej Yönetim Kurulu Üyesi Landon Thomas Jr., Epstein’e gönderdiği bir e-postada okulun misyonu, Türkiye’nin sosyo-politik yapısı ve bağış konularına dair değerlendirmelerde bulundu.
Yazışmalarda, konunun vakıflar ve milyarder bağışçı çevrelerine taşınması ihtimali üzerine Epstein’in görüşünün sorulduğu, Epstein’in ise “Görüştüğümüzde konuşuruz” yanıtını verdiği görülüyor.
Gelişmelerin ardından Robert Kolej yönetimi yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu e-postanın okul yönetiminin bilgisi ve onayı dışında gönderildiği, Landon Thomas Jr.’ın 2019 yılında Mütevelli Heyeti’nden ayrıldığı ve okulda hiçbir yönetsel görevinin bulunmadığı vurgulandı.
Belgelerde en dikkat çeken bölümlerden biri de Rixos Otelleri’nin sahibi Fettah Tamince ile ilgili yazışmalar oldu. İddialara göre, Epstein’in yardımcısı olarak anılan Lesley Groff ile Rixos Premium Belek Oteli arasında 2017 yılında gerçekleştiği öne sürülen e-posta trafiğinde, bazı konaklama ve spa organizasyonlarına dair ifadeler yer aldı.
Yazışmalarda geçen ifadelerin, mağdurların Türkiye’ye getirilmiş olabileceği yönünde yorumlara yol açtığı ancak belgelerin doğrudan suç isnadı içermediği belirtiliyor.
Uzmanlar, Epstein belgelerinde geçen isimlerin herhangi bir suç isnadı anlamına gelmediğini, yazışmalarda adının geçmesinin ilişki, temas veya suç ortaklığı kanıtı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Belgelerin büyük kısmı, üçüncü kişilerin e-postaları ve notlarından oluşuyor.
Epstein dosyasının Türkiye bağlantısı, sosyal medyada ve uluslararası basında geniş yankı bulurken, gözler ilgili kişi ve kurumlardan gelecek yeni açıklamalara çevrildi.