
Yayınlanma: 21 Nisan 2026 16:16
Güncellenme: 21 Nisan 2026 15:42
Hyundai Motor Company, tamamen elektrikli yeni modeli IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası kapsamında tanıttı. Türkiye açısından dikkat çeken en önemli detay ise modelin, İzmit fabrikasında üretilecek olması. Bu gelişme, Türkiye’nin elektrikli otomobil üretimindeki rolünü güçlendiren önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
IONIQ 3, markanın “Art of Steel” ve “Aero Hatch” tasarım anlayışını bir araya getiriyor. Alçak ve akıcı ön tasarım, arka spoylere doğru uzanan tavan çizgisiyle birleşerek hem aerodinamik hem de estetik bir görünüm sunuyor. Bu yapı sayesinde özellikle arka koltuk yolcuları için daha geniş bir baş mesafesi sağlanıyor.
Yeni model, E-GMP platformu üzerinde geliştirildi. Araçta iki farklı batarya seçeneği bulunuyor:
42.2 kWh LFP batarya ve 61 kWh NCM batarya seçenekleriyle sunulan model, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap ediyor.
IONIQ 3, önden çekişli elektrik motoruyla geliyor. İki farklı güç seçeneği sunuluyor:
Her iki versiyonda da 250 Nm tork üretilirken maksimum hız 170 km/s olarak açıklandı. Araçta ayrıca rejeneratif frenleme sistemi ve farklı sürüş modları da yer alıyor.
IONIQ 3, hızlı şarj teknolojisiyle dikkat çekiyor. Batarya, uygun koşullarda %10’dan %80’e sadece 29 dakikada dolabiliyor. Ayrıca:
gibi özellikler, aracı teknolojik açıdan güçlü bir konuma taşıyor.
IONIQ 3, Avrupa pazarı için geliştirilmiş olsa da, üretimin, Türkiye’de yapılacak olması dikkat çekiyor. Hyundai Ioniq 3 ne zaman gelecek? sorusu da modeli merak edenler için akıllarda. Modelin, Ağustos 2026’da üretime girmesi, eylül ayında ise satışa sunulması planlanıyor.
Hyundai Ioniq 3'ün fiyatı ile ilgili bilgilendirmenin, eylül yapında yapılacağı duyuruldu. Araç, aynı ay içinde Türkiye'de satın alınabilecek. Hyundai Ioniq 3 fiyat bilgisi almak isteyen otomobil sevdalıları, eylül ayına kadar beklemeye devam edecek.
Hyundai Ioniq 3, hem teknik özellikleri hem de Türkiye’de üretilecek olmasıyla otomotiv sektöründe önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Elektrikli araç pazarının hızla büyüdüğü bu dönemde, bu yatırım Türkiye’nin küresel üretim zincirindeki konumunu daha da güçlendirebilir.