
Yayınlanma: 24 Ekim 2026 18:49
Güncellenme: 24 Ekim 2026 17:02
Kocaeli’de yaşayan Nilüfer Akcoşkun Bozbağ’ın aile geçmişini araştırırken, Osmanlı dönemine uzanan bir miras hikâyesiyle karşılaştığı öne sürüldü. Sadrazam Melek Mehmed Paşa’nın 7. kuşak torunu olduğunu belirten Bozbağ, Osmanlı arşivlerinde toplam 120 bin metrekarelik 20 arsa tespit ettiğini söyledi. Çeşme’deki bazı taşınmazlar ve vakıflar üzerinde hak sahibi olduğunu savunan Bozbağ, yaklaşık beş yıldır süren araştırma ve hukuk mücadelesini sürdürüyor.
Nilüfer Akcoşkun Bozbağ’ın miras araştırması, annesinin 2021 yılında hayatını kaybetmesinin ardından başladı. Ailesinin geçmişini inceleyen Bozbağ, Çeşme’nin ilk belediye başkanı İsmail Hakkı Alca ile aile bağlarını araştırırken Osmanlı dönemine uzanan isim ve kayıtlara ulaştığını anlattı.
Bozbağ, araştırmalarında Nakiye Hanım üzerinden taşınmaz kayıtlarına ulaştığını ve aile bağlarını takip ederek Sadrazam Melek Mehmed Paşa’ya uzanan bir soy bağlantısı tespit ettiğini belirtti. Ancak söz konusu akrabalık ve miras iddialarının kapsamı, ilgili kayıtlar ve hukuki süreçler çerçevesinde değerlendirilmek durumunda.
Bozbağ, Ankara’daki Osmanlı arşivlerinde yaptığı incelemelerde toplam 120 bin metrekare büyüklüğünde 20 arsa belirlediğini ifade etti. Söz konusu taşınmazların Nakiye Hanım’a ait olduğunu öne süren Bozbağ, bu mirasla ilgili mirasçılık belgesini aldıklarını ve arsalar için yürüttükleri davaların tamamlandığını söyledi.
Bozbağ’ın açıklamalarına göre; araştırma yalnızca bu 20 arsadan ibaret değil. Limandağ’da 8,5 dönümlük bir arazinin de ailelerine ait olduğunu düşündüklerini belirten Bozbağ, Karabağ Adası’yla ilgili de araştırma yaptıklarını kaydetti.
Ancak Karabağ Adası için henüz tapu kaydına ulaşamadıklarını belirten Bozbağ, taşınmazların konumlarının kesinleştirilmesi için ada, pafta ve parsel bilgilerinin belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Arşiv belgelerinde taşınmazlara ilişkin kayıtların bulunması ile günümüzdeki mülkiyet durumunun kesinleşmesi aynı anlama gelmiyor. Bu nedenle arsaların güncel tapu kayıtlarıyla eşleştirilmesi ve mirasçılık haklarının ilgili hukuki süreçlerde değerlendirilmesi önem taşıyor.
Bozbağ’ın açıklamalarında en çok dikkat çeken ifadelerden biri, Çeşme’deki taşınmazlara ilişkin miras iddiası oldu. Ailesinin geçmişinin Sadrazam Melek Mehmed Paşa’ya ve eşi Ayşe Hanım’a uzandığını belirten Bozbağ, ilçedeki bazı araziler ile çeşitli vakıflar üzerinde hak sahibi olduklarını savundu.
Bozbağ, Desterecizade Vakfı, Ayşe Hanım adına kurulduğunu belirttiği vakıf ve Memiş Ağa Vakfı’yla ilgili araştırmalarını da sürdürüyor. Desterecizade ailesiyle bağlantılarını gösterdiğini söylediği belgelere ulaştığını aktaran Bozbağ, vakıflarla ilgili hukuki süreçlerde mirasçılık belgelerinin tamamlanmasının önemli olduğunu ifade etti.
Bozbağ’ın “Çeşme’nin üçte ikisi bizim” sözleri, iddiasının boyutunu ortaya koysa da, bu ifade ilçenin üçte ikisinin mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor. Taşınmazların kapsamı ve hak sahipliği, ilgili tapu kayıtları ile hukuki kararlar üzerinden netlik kazanabilecek.
Bozbağ, 2021 yılında annesinin vefatının ardından başlayan aile araştırmasının zamanla miras ve mülkiyet konularında hukuki bir mücadeleye dönüştüğünü belirtti. Nakiye Hanım’a ait olduğunu öne sürdüğü taşınmazlarla ilgili davaların tamamlandığını söyleyen Bozbağ, Sadrazam Melek Mehmed Paşa ve eşi Ayşe Hanım üzerinden yürütülen mirasçılık işlemlerinin ise devam ettiğini aktardı.
Taşınmazların Çeşme’de bulunmasına rağmen hukuki süreçleri Kocaeli ve İstanbul üzerinden takip ettiklerini ifade eden Bozbağ, bunun işlemleri zorlaştırdığını dile getirdi.
Aileden kaldığını düşündükleri bazı taşınmazların günümüzde ormanlık veya çalılık alan olarak göründüğünü belirten Bozbağ, tarihî belgelerle mevcut tapu kayıtlarının eşleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Vakıflarla ilgili süreçte de mirasçılık durumunun belgelenmesinin önemli olduğunu söyleyen Bozbağ, gerekli belgeleri tamamladıktan sonra yeniden hukuki yollara başvurmayı planladıklarını ifade etti.
Bozbağ, hak sahibi olduklarını düşündükleri taşınmazlarla ilgili mücadelenin hukuki yollarla sonuçlanmasını istediklerini belirtti. Sürecin uzlaşmayla tamamlanmasına da açık olduklarını söyleyen Bozbağ, taşınmazların devredilmesi veya bedel ödenmesi gibi seçeneklerin değerlendirilebileceğini dile getirdi.
Bozbağ’ın hedefi, aile geçmişine ilişkin arşiv belgeleriyle tespit ettiğini söylediği taşınmazların mülkiyet durumunu netleştirmek ve hak iddialarını hukuki yollarla sonuçlandırmak.
Osmanlı sadrazamlarından Melek Mehmed Paşa, 1718-1802 yılları arasında yaşadı. Osmanlı Devleti’nde kaptan-ı deryalık ve çeşitli idari görevlerde bulunan Paşa, III. Selim döneminde sadrazamlık yaptı. Paşa’nın hayatı ve devlet görevleri, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nde de ele alınıyor.
Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, Melek Mehmed Paşa’nın 7. kuşak torunu olduğunu belirterek aile geçmişi üzerinden miras araştırmasını sürdürüyor. Osmanlı arşivlerinde tespit ettiğini söylediği taşınmazlar ve vakıflarla ilgili hak iddialarının kapsamı ise devam eden araştırmalar ve hukuki süreçlerle netleşecek.