
Yayınlanma: 22 Eylül 2026 12:14
Güncellenme: 22 Eylül 2026 10:37
Uganda, Türkiye ile tüm savunma ve askeri iş birliğini askıya aldığını açıkladı. Karar, Kampala'da Türkiye Büyükelçiliği önünde Ugandalı muhalif Fred Lumbuye'nin iadesi talebiyle düzenlenen protestonun hemen ardından geldi. Uganda ordusu kararın doğrudan Lumbuye nedeniyle alındığını söylemezken, iki ülke arasındaki çözülmemiş savunma meselelerine işaret etti.
Uganda ile Türkiye arasındaki diplomatik gerilim yeni bir aşamaya taşındı. Uganda Halk Savunma Kuvvetleri (UPDF), Türkiye ile tüm savunma ve askeri iş birliğinin derhal geçerli olmak üzere askıya alındığını açıkladı.
Karar, Uganda'nın başkenti Kampala'daki Türkiye Büyükelçiliği önünde yüzlerce kişinin katıldığı protestodan bir gün sonra geldi. Gösteriyi, Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba'nın başkanlığını yaptığı Patriotic League of Uganda (PLU) düzenledi. Protestocuların temel talebi, yıllardır Türkiye'de yaşayan Ugandalı hükümet eleştirmeni Fred Lumbuye'nin Uganda'ya iade edilmesi oldu.
Uganda ordusunun açıklamasında Lumbuye'nin adı doğrudan geçmedi. UPDF, askeri iş birliğinin iki ülke arasındaki “çözülmemiş karşılıklı savunma ve askeri iş birliği meseleleri” giderilene kadar askıda kalacağını bildirdi.
Uganda Halk Savunma Kuvvetleri'nin 19 Eylül'de yaptığı açıklamada, Türkiye ile tüm savunma ve askeri iş birliğinin derhal askıya alındığı belirtildi.
UPDF sözcüsü Albay Chris Magezi, kararın iki ülke arasındaki karşılıklı savunma ve askeri iş birliğine ilişkin çözülmemiş sorunlar giderilene kadar yürürlükte kalacağını açıkladı.
Ancak Uganda ordusu, söz konusu sorunların neler olduğunu ayrıntılı şekilde açıklamadı. Açıklamada Fred Lumbuye'nin adı da geçmedi. Bu nedenle Lumbuye meselesi ile askeri iş birliğinin askıya alınması arasında siyasi bir bağlantı bulunduğu yönündeki değerlendirmeler, olayların zamanlamasına ve iki ülke arasındaki son gerilime dayanıyor; Uganda ordusu tarafından resmi gerekçe olarak açıkça ortaya konmuş değil.
Kararın ardından Uganda ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasi ve diplomatik boyutunun değil, savunma alanındaki ilişkilerin de gerilimden etkilendiği görüldü.
Fred Lumbuye, Uganda'daki siyasi gelişmeler hakkında sosyal medya üzerinden yorumlar yapan ve Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni yönetimini eleştiren Ugandalı bir siyasi yorumcu.
Lumbuye uzun süredir Türkiye'de yaşıyor. Uganda'daki yetkililer ve PLU, kendisine şiddete teşvik, zararlı propaganda, yanlış bilgi yayma ve siber suçlarla bağlantılı çeşitli suçlamalar yöneltiyor.
Associated Press'in aktardığı bilgilere göre; Lumbuye'nin Uganda'daki dosyaları arasında şiddete teşvik ve siber suçlarla ilgili suçlamalar bulunuyor. Lumbuye'nin Türkiye'deki hukuki statüsünün ise kamuya açık kaynaklarda tam olarak netleşmediği belirtiliyor.
Burada önemli olan nokta, söz konusu suçlamaların Ugandalı makamların yönelttiği iddialar olması. Lumbuye'nin bu suçlamalardaki hukuki durumuna ilişkin nihai bir yargı kararı bulunduğu anlamına gelmiyor.
Uganda'nın başkenti Kampala'da 18 Eylül'de Türkiye Büyükelçiliği önünde gösteri düzenlendi.
Protestoyu, General Muhoozi Kainerugaba'nın başkanlığındaki Patriotic League of Uganda organize etti. PLU Genel Sekreteri Fadil Twalla, gösterinin Türkiye halkına karşı olmadığını, Uganda yönetiminin Lumbuye'nin Türkiye'de kalmaya devam etmesine yönelik tepkisini yansıttığını söyledi.
Protestocular Türkiye'den Lumbuye'nin Uganda'ya iade edilmesini istedi.
PLU, Lumbuye'nin Türkiye'de bulunduğu süre boyunca Uganda yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdüğünü savunuyor. Grup ayrıca Lumbuye'nin Türkiye'de sığınma başvurusu yaptığı yönündeki haberlerden de rahatsız olduğunu açıkladı. Ancak sığınma veya iade sürecinin hukuki durumuna ilişkin ayrıntılar kamuoyuna tam olarak açıklanmış değil.
Türkiye'nin Kampala Büyükelçiliği, planlanan protesto nedeniyle 18 Eylül'de faaliyetlerine ara verdi.
Büyükelçilik, 17 Eylül'de yayımladığı duyuruyla protesto nedeniyle ertesi gün kapalı olacağını bildirdi ve Türk vatandaşlarını durum hakkında bilgilendirdi.
Protestocular daha sonra büyükelçilik binasına doğru yürüdü. Yerel kaynaklara göre göstericilere güvenlik güçleri eşlik etti ve büyükelçilik tarafından protestocuların taleplerini diplomatik kanallardan iletmeleri istendi.
Gösteri, Uganda ile Türkiye arasındaki gerilimin sahadaki en görünür gelişmelerinden biri oldu.
Uganda ile Türkiye arasındaki savunma ilişkileri yaklaşık on yıldır devam ediyor.
İki ülke arasında askeri eğitim, savunma sanayisi, askeri ekipman ve teknoloji transferi ile güvenlik ve terörle mücadele gibi alanlarda iş birliği bulunuyor.
Uganda'nın resmi yayın kuruluşu UBC'ye göre; iki ülke arasındaki savunma ilişkilerinin çerçevesinde 2016 tarihli Askeri İş Birliği Mutabakatı da bulunuyor.
Dolayısıyla UPDF'nin “tüm savunma ve askeri iş birliğini” askıya aldığını açıklaması, yalnızca tek bir ortak proje veya anlaşmayla sınırlı bir karar olarak duyurulmadı.
Bununla birlikte Uganda ordusu, hangi programların veya anlaşmaların uygulamasının fiilen durdurulduğunu ayrıntılandırmadı. Bu nedenle askıya almanın kapsamındaki somut faaliyetlerin tamamı henüz net değil.
Uganda'daki krizin merkezinde yalnızca Lumbuye meselesi bulunmuyor.
Uganda Genelkurmay Başkanı General Muhoozi Kainerugaba, son aylarda Türkiye'ye yönelik sert açıklamalarda bulundu. Kainerugaba, Lumbuye'nin Uganda'ya iade edilmesini talep ederken Türkiye ile ilişkiler konusunda da çeşitli tehditlerde bulundu.
Kainerugaba'nın Türkiye'ye yönelik önceki açıklamalarında Uganda'nın Türkiye'den 1 milyar dolar “güvenlik temettüsü” talep ettiği ve Türkiye'nin “en güzel kadını” gibi sıra dışı ifadeler kullandığı da AP tarafından aktarılmıştı. Bu paylaşımların daha sonra silindiği bildirildi.
General ayrıca Türkiye ile diplomatik ilişkilerin kesilebileceği ve Türk şirketlerinin Uganda'daki faaliyetlerinin etkilenebileceği yönünde açıklamalar yaptı.
Bu açıklamalar, Lumbuye'nin iadesi tartışmasının zaman içinde daha geniş bir Türkiye-Uganda ilişkileri krizine dönüşmesine neden oldu.
Gerilim ekonomik ilişkilere de sıçrama ihtimali taşıyor.
Türkiye merkezli Yapı Merkezi, Uganda'da yaklaşık 3 milyar dolar değerindeki demiryolu projesinin yüklenicileri arasında bulunuyor. Son dönemde Kainerugaba'nın Türkiye ile gerilimi artıran açıklamalarında bu projenin de gündeme geldiği bildirildi.
Ancak projenin kesin olarak iptal edildiği yönünde bir resmi karar bulunmuyor.
Bu nedenle “Uganda Türk şirketinin 3 milyar dolarlık projesini iptal etti” şeklindeki bir başlık şu aşamada doğru olmaz. Daha doğru ifade, projenin gerilim nedeniyle risk altında olduğuna ilişkin tehditlerin gündeme geldiği yönünde.
Uganda ile Türkiye arasındaki anlaşmazlığın bir başka boyutu da Somali.
Uganda, yıllardır Somali'deki güvenlik operasyonlarında görev alan ülkelerden biri. Uganda askerleri, Somali federal hükümetini Eş-Şebab'a karşı destekleyen uluslararası güvenlik yapılanmalarında görev yaptı.
Buna karşılık Türkiye, Somali'de savunma ve güvenlik alanındaki etkisini son yıllarda önemli ölçüde artırdı.
Uganda merkezli Fanaka Kwawote düşünce kuruluşundan analist Angelo Izama, Türkiye'nin Somali'de giderek daha etkili ve tercih edilen bir güvenlik ortağı haline geldiğini belirtti. AP'nin aktardığı değerlendirmeye göre Uganda'nın Somali'deki askerlerini Ağustos 2027'ye kadar çekmesi bekleniyor.
Bu durum, Lumbuye dosyasının ötesinde iki ülkenin Doğu Afrika'daki güvenlik politikalarının da ilişkilerde rol oynadığını gösteriyor.
Şu aşamada Uganda ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kesildiğine dair resmi bir açıklama bulunmuyor.
Yaşanan gelişme, askeri ve savunma iş birliğinin askıya alınması.
Muhoozi Kainerugaba geçmişte Türkiye ile diplomatik ilişkilerin kesilebileceğine yönelik tehditlerde bulunmuş olsa da, bu tehditlerin gerçekleştiğini söylemek için resmi bir karar gerekiyor. Nitekim UPDF'nin son açıklaması da diplomatik ilişkilerin kesildiğini değil, askeri ve savunma iş birliğinin askıya alındığını duyurdu.
Dolayısıyla mevcut tabloyu “Türkiye-Uganda diplomatik ilişkileri koptu” şeklinde tanımlamak için henüz erken.
22 Eylül 2026 itibarıyla ortaya çıkan tablo şöyle:
Krizin bundan sonraki seyri, özellikle Kampala ve Ankara'nın resmi açıklamaları ile Fred Lumbuye'nin hukuki durumuna ilişkin gelişmelere bağlı olacak.