
Yayınlanma: 21 Ağustos 2026 08:46
Güncellenme: 23 Ağustos 2026 17:58
Avusturya’nın başkenti Viyana’da çalınan yaklaşık 450 bin lira değerindeki Rolex saat, aradan geçen yaklaşık üç yılın ardından İstanbul’da ortaya çıktı. Saatin sahibi Michael K., Rolex Müşteri Hizmetleri tarafından kendisine ulaşılan bilgi üzerine saatin Türkiye’de bulunduğunu öğrendi.
Ancak, iddiaya göre; Michael K., kendisine ait olduğunu belirttiği saati geri alamadı. Bunun üzerine Rolex’in iadesi için İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı.
Dava dosyasındaki bilgilere göre; olay, 28 Ocak 2023'te Viyana’da meydana geldi.
Michael K., seyahat ettiği sırada kolundaki Rolex Oyster Perpetual Datejust 41 model saatinin çalındığını belirterek Avusturya polis teşkilatına başvurdu.
Polis tarafından düzenlenen tutanakta olay hırsızlık olarak kayda geçirilirken, Rolex marka saat de şikâyete konu eşya olarak gösterildi.
Saatin değerinin 7 bin 990 euro, haberin yayımlandığı tarihteki karşılığının ise yaklaşık 450 bin lira olduğu belirtildi.
Michael K. ayrıca hırsızlığın ardından Rolex Müşteri Hizmetleri'ne başvurarak saatin uluslararası çalıntı kaydına alınmasını sağladı.
Olayın dikkat çeken kısmı ise yaklaşık üç yıl sonra yaşandı.
Rolex Müşteri Hizmetleri, Michael K.'ye ulaşarak çalınan saatin Türkiye'de, İstanbul Zorlu Center'daki yetkili Rolex temsilciliği ve teknik servisinde bulunduğunu bildirdi.
Saatin, Rhodium Mağazacılık ve Dış Ticaret AŞ tarafından işletilen yetkili temsilcilik ve teknik servise getirildiği belirtildi.
Bunun üzerine Michael K., Türkiye'deki şirketle iletişime geçerek kendisine ait olduğunu söylediği Rolex'in iade edilmesini istedi.
Ancak iddiaya göre talebi karşılanmadı.
Saatini geri alamayan Michael K., avukatı Yücel Aslan aracılığıyla İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı.
Dava dilekçesinde Rolex'in ne zaman ve kim tarafından servise getirildiğinin bilinmediği belirtildi. Saatin hangi kimlik bilgileriyle kayıt altına alındığının da araştırılması istendi.
Michael K.'nin avukatı, bu bilgilerin şirketin servis, müşteri kabul, teslim, kamera ve işlem kayıtları üzerinden ortaya çıkarılabileceğini savundu.
Dava dilekçesinde saatin küçük hacimli, yüksek değerli ve kolaylıkla el değiştirebilecek bir eşya olduğuna dikkat çekildi.
Avukat Yücel Aslan, müvekkilinin sahipliğinin satış faturası ve seri numarası bilgileriyle ortaya konulduğunu savunurken, Avusturya makamlarının hırsızlık kaydı ile Rolex'in çalıntı veri tabanındaki kaydının da dosyaya sunulduğunu belirtti.
Dilekçede ayrıca saatin üçüncü kişilere devredilmesi, gizlenmesi veya yurt dışına çıkarılması durumunda dava sonucunun uygulanmasının zorlaşabileceği öne sürüldü.
Michael K.'nin avukatı, mahkemeden saatin üçüncü kişilere devredilmesini veya elden çıkarılmasını önleyecek bir tedbir kararı verilmesini de talep etti.
Dilekçede, saatin yetkili temsilci ve servis nezdinde bulunması halinde gerçek sahibine iade edilmesi gerektiği savunuldu.
Saatin üçüncü bir kişiye teslim edilmiş olması durumunda ise şirketin kontrol ve muhafaza yükümlülüklerine aykırı davrandığı iddiasıyla 7 bin 990 euro değerindeki zararın faiziyle birlikte ödenmesi talep edildi.
Böylece 2023 yılında Viyana'da çalındığı bildirilen Rolex'in hikâyesi, yaklaşık üç yıl sonra İstanbul'daki bir yetkili servis üzerinden mahkemeye taşındı.
Davada, saatin kim tarafından İstanbul'a getirildiği, servis kayıtlarında nasıl işlem gördüğü ve çalıntı kaydına rağmen nasıl bir süreçten geçtiği gibi ayrıntıların ortaya çıkarılması bekleniyor.