
Yayınlanma: 26 Temmuz 2026 09:06
Güncellenme: 26 Temmuz 2026 14:39
Yaşlanmayı durdurmak için yürüttüğü sıra dışı projelerle sık sık gündeme gelen teknoloji girişimcisi Bryan Johnson, bu kez laboratuvar ortamında oluşturduğu "bebek versiyonu" ile dünya basınında geniş yankı uyandırdı. Nobel ödüllü kök hücre teknolojisinden yararlandığını açıklayan Johnson, gelecekte organ nakillerinde kullanılabilecek biyolojik dokular üretmeyi hedeflediğini söyledi.
48 yaşındaki Amerikalı girişimci Bryan Johnson, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kendi kan hücrelerinden oluşturduğu kök hücrelere "Baby Bryan" adını verdiğini duyurdu.
Johnson paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Kendimi yeni doğmuş bir bebek olarak klonladım. Bebek Bryan şu an bir petri kabında yaşıyor. Bazıları bunu distopik görebilir, bazıları ise sağlık teknolojilerinin geleceği olarak değerlendirecektir."
Bu açıklama kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kişiye ulaşırken bilim dünyasında da tartışmaları beraberinde getirdi.
Johnson'ın kullandığı "klon" ifadesi kamuoyunda büyük yankı uyandırsa da uzmanlar burada klasik anlamda insan klonlamasından söz edilmediğini belirtiyor.
Bryan Johnson'ın uyguladığı yöntem, Uyarılmış Pluripotent Kök Hücre (iPSC) teknolojisine dayanıyor.
Bu yöntemde yetişkin bir insandan alınan hücreler laboratuvar ortamında yeniden programlanarak embriyonik kök hücre özellikleri kazandırılıyor. Böylece farklı doku ve organlara dönüşebilecek hücreler elde edilebiliyor.
Dolayısıyla Johnson'ın oluşturduğu yapı, genetik olarak kendisine ait kök hücrelerden oluşuyor ancak bağımsız bir insan klonu anlamına gelmiyor.
iPSC teknolojisi ilk kez Japon bilim insanı Shinya Yamanaka tarafından geliştirildi.
Bu buluş sayesinde yetişkin hücrelerin yeniden programlanabileceği kanıtlanırken Yamanaka, 2012 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nün sahibi oldu.
Bugün dünyanın birçok laboratuvarında;
iPSC teknolojisiyle yürütülüyor.
Bryan Johnson'ın hedefi yalnızca yaşlanmayı yavaşlatmak değil.
Johnson, laboratuvarda geliştirilen bu hücrelerin ilerleyen yıllarda;
gibi alanlarda kullanılabileceğini düşünüyor.
Kendi biyolojik yapısından üretilecek organların bağışıklık sistemi tarafından reddedilme ihtimalinin de daha düşük olabileceği değerlendiriliyor.
Johnson, kısa süre önce tedavisi bulunmayan bir otoimmün hastalık teşhisi aldığını açıklamıştı.
Mide zarındaki sağlıklı hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından hedef alınmasına neden olan hastalığın ardından biyoteknoloji çalışmalarına hız veren girişimci, yapay zekâ destekli analizler ve genetik teknolojiler sayesinde birçok hastalığın gelecekte tedavi edilebileceğini savunuyor.
Bryan Johnson'ın açıklamaları bilim çevrelerinde farklı yorumlara neden oldu.
Bazı uzmanlar kök hücre teknolojisinin tıp açısından büyük fırsatlar sunduğunu belirtirken, bazı araştırmacılar ise bu tür çalışmaların etik sınırlar içinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Özellikle laboratuvarda geliştirilen biyolojik dokuların gelecekte hangi amaçlarla kullanılacağı, bilim dünyasının üzerinde çalıştığı önemli başlıklar arasında yer alıyor.
Bryan Johnson, teknoloji sektöründe kazandığı servetin önemli bölümünü yaşlanmayı yavaşlatmaya yönelik araştırmalara ayırmasıyla tanınıyor.
"Blueprint" adını verdiği program kapsamında her gün onlarca sağlık testi yaptıran Johnson;
ile uzun yaşam ve sağlıklı yaşlanma üzerine çalışmalar yürütüyor.
Son olarak duyurduğu "Baby Bryan" projesi ise biyoteknoloji ve kök hücre araştırmalarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.