
Yayınlanma: 8 Eylül 2026 10:00
Güncellenme: 12 Eylül 2026 10:14
Çin'de sağlık teknolojileri alanında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Çin Halk Kurtuluş Ordusu Genel Hastanesi'nin 6. Tıp Merkezi'nde görev yapan ekip, yapay zekâ destekli ultrason robotuyla doğuştan kalp hastalığı bulunan 48 yaşındaki bir hastaya transkateter kapatma işlemi gerçekleştirdi.
Hastane tarafından yapılan açıklamada, işlemin bu teknoloji kullanılarak gerçekleştirilen dünyadaki ilk doğuştan kalp hastalığı müdahalesi olduğu belirtildi. İddia, yetkili bir kurum tarafından yapılan yenilik taramasına da dayandırıldı.
Operasyonun en dikkat çekici tarafı, yapay zekânın yalnızca görüntüleri analiz etmekle kalmaması oldu.
Geliştirilen sistem, ultrason görüntülerini gerçek zamanlı olarak analiz ederek kalpteki hedef bölgenin konumunu belirledi. Ardından elde edilen görüntü bilgileri robotik hareketlerin yönlendirilmesinde kullanıldı.
Hastanenin açıklamasına göre, sistem; görüntü alma, lezyonun yerini belirleme ve operasyon sırasında gerçek zamanlı navigasyon süreçlerini gerçekleştirdi. Böylece kapatma cihazının doğru bölgeye yerleştirilmesine yardımcı oldu.
Yeni sistemin geleneksel robotik cerrahi platformlarından ayrıldığı nokta ise görüntüleme ile robotik hareketlerin birbirine doğrudan bağlanması.
Klasik girişimsel robotlarda temel amaçlardan biri, doktor tarafından yönlendirilen cihazın hedef bölgeye ulaştırılmasına yardımcı olmak. Çin'de kullanılan yeni platformda ise ultrason görüntüsünden elde edilen bilgiler robotun hareketlerini yönlendiren bir geri bildirim döngüsüne dönüştürülüyor.
Bu yaklaşım, yapay zekânın operasyon sırasında yalnızca “gören” değil, elde ettiği görüntüyü hareket planlamasına aktaran bir sistem olarak kullanılmasını mümkün kılıyor.
Gerçekleştirilen işlem, transkateter kapatma yöntemiyle yapıldı. Bu yöntemde açık kalp ameliyatı yerine damar içerisinden ilerletilen ince bir kateter kullanılıyor.
Kateter kalbe ulaştırıldıktan sonra uygun bölge görüntüleme yöntemleriyle belirleniyor ve kapatma cihazı hedef noktaya yerleştiriliyor.
Dolayısıyla sistemin geliştirilmesindeki temel amaçlardan biri, özellikle karmaşık yapısal kalp hastalıklarında görüntüleme ve müdahale süreçlerini daha hassas ve kontrollü hale getirmek.
Bu gelişme “robot artık kalp ameliyatını tamamen kendi başına yapıyor” şeklinde yorumlanmamalı.
Söz konusu operasyon, tıbbi ekibin gerçekleştirdiği bir müdahalede yapay zekâ destekli robotik sistemin kullanılması anlamına geliyor. Hastanenin açıklamasında sistemin görüntüleme, hedef belirleme ve navigasyon süreçlerinde otonom yetenekler kullandığı belirtiliyor.
Dolayısıyla bugün için daha doğru tanım, yapay zekânın doktorun yerine geçmesinden ziyade doktorun karar ve müdahale süreçlerini robotik görüntüleme ile desteklemesi.
Çin'deki ekip, teknolojinin yalnızca kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceğini düşünmüyor.
Hastane tarafından paylaşılan değerlendirmelerde sistemin gelecekte travma ve acil durumlarda hızlı teşhis, uzaktan robotik cerrahi ve uzman sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde tıbbi destek amacıyla kullanılabileceği ifade edildi.
Yapay zekânın tıbbi görüntüleme alanındaki kullanımı da aslında yeni değil. Daha önce yapılan araştırmalarda derin öğrenme modellerinin kalp ultrason görüntülerinden doğuştan kalp kusurlarının belirlenmesi ve tedavi planlamasına yardımcı olması üzerine çalışmalar yürütüldü.
Bu nedenle Çin'deki operasyon, yapay zekâ + tıbbi görüntüleme + robotik müdahale üçlüsünün gerçek bir insan operasyonunda bir araya getirilmesi açısından dikkat çekiyor.
Çin'deki operasyonun asıl önemi, robotların yalnızca doktorun verdiği mekanik komutları uygulayan sistemlerden, görüntüyü analiz edip elde ettiği bilgiye göre hareketlerini uyarlayabilen daha akıllı platformlara doğru ilerlemesi.
Başarılı operasyonun ardından bu teknolojinin farklı kalp hastalıkları ve diğer minimal invaziv müdahalelerde kullanılıp kullanılamayacağı ise yapılacak yeni klinik çalışmalarla ortaya çıkacak.