
Yayınlanma: 1 Eylül 2026 11:54
Güncellenme: 30 Eylül 2026 19:52
Türkiye, uzayın barışçıl ve sürdürülebilir kullanımını destekleyen Artemis Anlaşmaları’na katıldı. Washington’daki NASA merkezinde gerçekleştirilen törenle Türkiye, anlaşmaya imza atan 71. ülke oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin 2027’nin ilk aylarında Ay’a hibrit motorlu bir uzay aracı göndermeyi planladığını açıkladı.
Türkiye’nin uzay programında dikkat çeken yeni bir adım atıldı. Türkiye, Ay, Mars ve derin uzay çalışmalarında uluslararası işbirliğini, şeffaflığı ve bilimsel veri paylaşımını teşvik eden Artemis Anlaşmaları’na resmen imza attı.
Washington’daki NASA Genel Merkezi’nde düzenlenen imza törenine Türkiye adına Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç katıldı.
Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve Türk astronot Alper Gezeravcı da törende yer aldı.
Türkiye, imzanın ardından Artemis Anlaşmaları’na katılan 71. ülke oldu.
Bakan Kacır, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin uzay teknolojileri alanında yeni bir döneme girdiğini belirterek, hedeflerinin uzayda sürdürülebilir bir varlık oluşturmak ve uzayın barışçıl kullanımına katkı sağlamak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin uzay alanındaki çalışmalarının son yıllarda hız kazandığını belirten Kacır, uydu teknolojileri, Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulması, insanlı uzay görevleri ve TEKNOFEST gibi projelerin bu dönüşümün parçaları olduğunu ifade etti.
Artemis Anlaşmaları, uzayın barışçıl ve sorumlu biçimde keşfedilmesine yönelik ortak ilkeler belirleyen uluslararası bir çerçeve.
Anlaşmalar, 1967 tarihli Dış Uzay Anlaşması’nı temel alıyor ve hukuken bağlayıcı bir uluslararası antlaşmadan ziyade çok taraflı, bağlayıcı olmayan ilkeler bütünü olarak uygulanıyor.
Artemis Anlaşmaları kapsamında özellikle şu başlıklar öne çıkıyor:
Anlaşmanın uzun vadeli hedefleri arasında Ay, Mars ve daha uzak uzay görevlerinde ülkeler arasında ortak hareket kabiliyeti oluşturmak bulunuyor.
Türkiye açısından anlaşmanın en önemli taraflarından biri, 2027’de gerçekleştirilmesi planlanan Ay görevi.
Bakan Kacır, Türkiye’nin Ay’a göndermeyi planladığı uzay aracı öncesinde uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesini önemsediklerini belirtti.
Artemis Anlaşmaları’nın özellikle Ay, Mars ve derin uzay araştırmalarında ülkeler arasında ortak ilkelere dayalı çalışma zemini oluşturduğunu ifade eden Kacır, Türkiye’nin de bu yapı içerisinde yer almasının Milli Uzay Programı hedefleri açısından önem taşıdığını söyledi.
Türkiye’nin Ay programıyla ilgili en dikkat çekici açıklamalardan biri de törenden sonra geldi.
Bakan Kacır, 2027’nin ilk aylarında hibrit motora sahip bir uzay aracının Ay’a gönderilmesinin planlandığını açıkladı.
Bu görev kapsamında Türkiye’nin Ay yörüngesinden veri toplaması ve Ay’a erişebilen ülkeler arasına katılması hedefleniyor.
Türkiye’nin Ay görevi, Milli Uzay Programı’nın en önemli projelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Planlanan Ay görevinde yerli ve milli imkanlarla geliştirilen hibrit roket motoru teknolojisinin kullanılması hedefleniyor.
Türkiye açısından bu görev yalnızca Ay’a ulaşılması anlamına gelmeyecek. Aynı zamanda uzay araçları, itki sistemleri, haberleşme, navigasyon ve görev yönetimi gibi alanlarda önemli teknolojik kazanımlar elde edilmesi amaçlanıyor.
Ay görevinden toplanacak verilerin de Türkiye’nin gelecekteki uzay araştırmalarına katkı sağlaması bekleniyor.
Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılması NASA tarafından da duyuruldu.
NASA’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada Türkiye’nin uzayın barışçıl keşfi ve refahın artırılması amacıyla anlaşmaya katılan ülkeler arasına girdiği belirtildi.
Paylaşımda,
“Artemis Anlaşmaları’na hoş geldin, Türkiye.”
ifadesi kullanıldı.
NASA Direktörü Jared Isaacman da törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin uzay alanındaki vizyonuna dikkat çekti.
Isaacman, Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılmasının iki ülke arasındaki uzay işbirliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Welcome to the Artemis Accords, Republic of Türkiye 🇹🇷
— NASA (@NASA) August 31, 2026
By signing the Artemis Accords, Türkiye has joined 70 other nations that have committed to the peaceful and prosperous exploration of space: https://t.co/sXqJuYoMQQ pic.twitter.com/P3KBjWIjGE
Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılması, Ankara ile Washington arasındaki uzay teknolojileri işbirliğinin de yeni bir aşamaya geçmesi anlamına geliyor.
Bakan Kacır, son dönemde iki ülke arasındaki uzay ve havacılık alanındaki temasların hızlandığını belirtti.
Artemis çerçevesinde özellikle bilimsel veri paylaşımı, teknik standartlar, uzay görevlerinde birlikte çalışabilirlik ve gelecekte yapılabilecek ortak projelerin gündeme gelmesi bekleniyor.
Türkiye’nin uzay programındaki bir diğer önemli proje ise Somali’de kurulmaya başlanan uzay limanı.
Bakan Kacır, Türkiye’nin Somali’de bir uzay limanının inşasına başladığını belirterek, bu projenin Türkiye’nin uzay ekonomisindeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Uzay limanının tamamlanmasıyla Türkiye’nin uydu ve uzay aracı fırlatma kapasitesinde daha bağımsız hareket edebilmesi hedefleniyor.
Somali’nin ekvatora yakın konumu, özellikle uzay fırlatma operasyonları açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor.
Türkiye son yıllarda uzay alanında farklı projeleri aynı anda yürütüyor.
Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasının ardından açıklanan Milli Uzay Programı, Ay görevi, uydu geliştirme, insanlı uzay uçuşları, uzay teknolojileri altyapısı ve bilimsel araştırmalar gibi birçok hedefi kapsıyor.
Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği ilk insanlı uzay görevi de bu programın sembolik adımlarından biri olmuştu.
Artemis Anlaşmaları’na katılım ise Türkiye’nin uluslararası uzay çalışmalarındaki görünürlüğünü artırmayı amaçlayan yeni bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Artemis programının merkezinde Ay’a yeniden insan gönderilmesi ve uzun vadede burada sürdürülebilir bir varlık oluşturulması bulunuyor.
ABD öncülüğündeki program kapsamında Ay’ın gelecekte Mars görevleri için bir geçiş ve hazırlık noktası olarak kullanılması planlanıyor.
Ay yüzeyindeki kaynakların bilimsel ve teknolojik amaçlarla değerlendirilmesi de Artemis programının uzun vadeli hedefleri arasında bulunuyor.
Ancak Artemis Anlaşmaları’nın kendisi doğrudan bir Ay üssü kurma anlaşması değil; ülkelerin uzay faaliyetlerinde hangi temel ilkeler çerçevesinde hareket edeceğini ortaya koyan bir işbirliği çerçevesi.
Artemis Anlaşmaları ilk olarak 13 Ekim 2020’de imzaya açıldı.
İlk imzacılar arasında ABD’nin yanı sıra; Kanada, Japonya, Avustralya, İtalya, Lüksemburg ve Birleşik Arap Emirlikleri bulunuyordu.
Sonraki yıllarda çok sayıda ülkenin katılmasıyla anlaşmanın kapsamı genişledi.
Türkiye’nin katılımıyla birlikte imzacı ülke sayısı 71’e yükseldi.
Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılması, Milli Uzay Programı’nın uluslararası boyutunu güçlendiren önemli gelişmelerden biri oldu.
2027’de gerçekleştirilmesi planlanan Ay görevi, Somali’de kurulmaya başlanan uzay limanı ve insanlı uzay çalışmalarının ardından Türkiye, şimdi Artemis çerçevesinde Ay, Mars ve derin uzay araştırmalarında uluslararası işbirliğini artırmayı hedefliyor.
Önümüzdeki dönemde en fazla merak edilen konu ise Türkiye’nin 2027’de planlanan Ay görevinin takvimi, kullanılacak uzay aracının teknik özellikleri ve görevin nasıl gerçekleştirileceği olacak.