
Yayınlanma: 27 Haziran 2026 18:52
Güncellenme: 6 Temmuz 2026 12:22
İtalya'da Vezüv Yanardağı'nın MS 79 yılındaki yıkıcı patlamasında kömürleşerek günümüze ulaşan yaklaşık 2 bin yıllık antik parşömenler, yapay zekâ destekli görüntüleme teknolojisi sayesinde ilk kez okunmaya başlandı. Bilim insanları, yüzyıllardır açılamayan eserlerin içindeki yazıları zarar vermeden ortaya çıkarmayı başardı.
Patlamanın ardından lav ve kül altında kalan parşömenler, zamanla tamamen kömürleşti. Araştırmacılar, ruloların fiziksel olarak açılması halinde saniyeler içinde parçalanacağını belirtiyor. Bu nedenle eserler yaklaşık 250 yıldır okunamadan korunuyordu.
Uluslararası Vesuvius Challenge projesi kapsamında geliştirilen yapay zekâ algoritması, yüksek çözünürlüklü tomografi görüntülerini analiz ederek parşömenlerin katmanları arasındaki görünmeyen mürekkep izlerini tespit etti.
Bu yöntem sayesinde araştırmacılar, parşömeni fiziksel olarak açmadan antik Yunanca metinleri dijital ortamda okumayı başardı.
Uzmanların ilk incelemelerine göre metinlerde;
üzerine değerlendirmeler yer alıyor.
Araştırmacılar, çözülen metnin antik dönemin önemli felsefi eserlerinden biri olabileceğini düşünüyor.
Araştırma projesinin organizatörleri, süreci hızlandırmak için dev bir ödül ortaya koydu. Yarışma kapsamında, diğer parşömenleri tamamen deşifre edecek kişiye, 1 milyon dolar ödül verilecek. Projeyle ilgili tüm ham veriler, yazılım kodları ve yapay zeka modelleri kamuoyuna açık olarak yayınlandı.
Kentucky Üniversitesi'nde Bilgisayar Bilimci olarak görev yapan Prof. Brent Seals, bir yıl öncesine kadar yüzlerce sütundan oluşan bir listenin hiçbir fiziksel müdahale olmadan okunabileceğine inanmanın imkansız olarak görüldüğünü ama teknolojinin bu durumu gerçeğe çevirdiğini ifade etti.
Söz konusu parşömenler, Villa of the Papyri adlı villada bulundu. Burası, günümüze ulaşabilen tek antik Roma kütüphanesi olarak kabul ediliyor.
Bugüne kadar yüzlerce parşömen keşfedilmesine rağmen büyük bölümü okunamamıştı.
Bilim insanları, geliştirilen yapay zekâ teknolojisinin yalnızca bu eserlerle sınırlı kalmayacağını düşünüyor.
Aynı yöntem sayesinde gelecekte;
de fiziksel müdahale olmadan çözülebilecek.
Uzmanlara göre, bu gelişme, arkeoloji ve tarih araştırmalarında yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.