
Yayınlanma: 16 Temmuz 2026 06:01
Güncellenme: 16 Temmuz 2026 23:08
Yunanistan'ın Selanik kentine bağlı Sohos köyünde düzenlenen geleneksel yağlı güreş festivali, ortaya çıkan görüntülerle sosyal medyada büyük ilgi gördü. Zeytinyağına bulanan pehlivanların mücadele ettiği organizasyon, davul-zurna eşliğinde gerçekleştirilen atmosferiyle Türkiye'nin köklü yağlı güreş geleneğini akıllara getirdi.
Festival kapsamında güreşçiler, müsabaka öncesinde vücutlarını zeytinyağıyla yağlayıp deri kıyafetlerini giyerek er meydanına çıkıyor. Kayganlaşan vücutlar nedeniyle oldukça zorlu geçen mücadeleler izleyenlerden ilgi görüyor.
Sohos'taki organizasyonda yalnızca güreşler değil, davul ve zurna eşliğinde oluşturulan atmosfer de dikkat çekiyor. Müsabakalar boyunca çalınan geleneksel ezgiler, Balkan coğrafyasındaki ortak kültürel mirasın izlerini yansıtıyor.
Yunanistan'ın Sohos köyünde 'Pachlivanis' müsabakası yapıldı. pic.twitter.com/gkkyf9OL4C
— Boşuna Tıklama (@bosunatiklama) July 15, 2026
Uzmanlar, Yunanistan'ın kuzeyinde düzenlenen bu organizasyonun Osmanlı döneminden kalan kültürel etkileşimin bir parçası olduğunu değerlendiriyor.
Buna karşın yağlı güreş denildiğinde dünyanın en köklü organizasyonu olma özelliği Türkiye'deki Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ne ait olmaya devam ediyor. Yaklaşık 664 yıldır kesintisiz düzenlenen Kırkpınar, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alıyor ve dünyanın en eski spor organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor.
Sohos'taki görüntüler sosyal medyada "Caciki, baklavaki, şimdi de pehlivanidis" yorumlarıyla paylaşılırken, birçok kullanıcı organizasyonun, Türkiye'nin yağlı güreş kültürüne olan benzerliğine dikkat çekti.
Her ne kadar Yunanistan'da da benzer festivaller düzenlense de, uzmanlar tarihi geçmişi, kuralları ve uluslararası tanınırlığı nedeniyle yağlı güreş geleneğinin en güçlü temsilcisinin Türkiye'deki Kırkpınar olduğunu vurguluyor.
Geçtiğimiz yıllarda ortak tarihleri ve coğrafyaları nedeniyle baklava ve cacığın hangi ülkeye ait olduğu yönünde tartışmalara sıkça şahit olduk. Kırkpınar'a benzerliğiyle dikkat çeken "Pehlivanidis" iki ülke vatandaşları arasında yeni bir tartışma konusunun kapısını açmaya aday.
Geçtiğimiz aylarda, Yunanistan'ın, işkembe çorbasını da UNESCO'ya tescil ettirmeye yönelik hazırlıklar yaptığına dair iddialar basında yer bulsa da, resmi makamlar tarafından bir doğrulama gelmemişti. Çıkan haber sonrası iki ülke vatandaşları sosyal medyada farklı görüşler bildirerek söz konusu girişimle ilgili adeta ikiye bölünmüştü.
Bilindiği üzere, Yunan mutfağında işkembe çorbası, "Patsas" ismiyle bilinmektedir. Türkiye'de ise işkembe çorbası, Osmanlı döneminden bu yana mutfak kültürünün önemli parçalarından biri olarak gösteriliyor.