
Yayınlanma: 15 Şubat 2026 11:32
Güncellenme: 20 Şubat 2026 11:30
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik açıklamaları, Orta Doğu’da tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. Trump’ın ilk kez açık şekilde “İran’da rejim değişikliği en iyi seçenek olabilir” demesi, Washington–Tahran hattında yeni bir kırılma ihtimalini gündeme getirdi. ABD’nin askeri hareketliliği ve diplomatik takvimi, bölgede kritik bir sürece girildiğini gösteriyor.
Trump, İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin net bir duruş sergileyerek “sıfır uranyum zenginleştirme” talebini yineledi. Bu açıklama, İran nükleer programı konusunda ABD’nin tavizsiz bir pozisyon aldığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre; bu şart, Tahran yönetimi açısından kabul edilmesi zor bir talep olarak öne çıkıyor.
ABD Başkanı, İran’a yaklaşık bir aylık süre tanıdıklarını belirterek süreci “anlaşma ya da saldırı” çerçevesinde tanımladı. Bu açıklama, olası bir askeri operasyon ihtimalini güçlendirdi.
Öte yandan, önümüzdeki salı günü Cenevre’de İran ile yeni bir görüşme turu planlanıyor. Ancak diplomatik kaynaklara göre; şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlanmış değil ve İran tarafı mevcut pozisyonunda ısrarcı.
ABD’nin en büyük uçak gemilerinden biri olan Gerald Ford’un, Orta Doğu’ya hareket edeceği ve bölgede bulunan Abraham Lincoln’e katılacağı bildirildi. Bu gelişme, ABD’nin askeri caydırıcılık mesajını güçlendirdiği şeklinde yorumlanıyor.
Ayrıca 14 Ocak’tan itibaren ABD ordusuna ait Orta Doğu’ya yönelik 150’den fazla kargo uçuşunun kaydedildiği belirtiliyor. Bu yoğun lojistik hareketlilik, olası bir askeri hazırlık iddialarını artırdı.
Trump’ın, Rus ve Çin silahlarının Venezuela’da ABD ordusuna karşı etkili olamadığını hatırlatarak “Venezuela modelini” başarılı bir örnek olarak gördüğü ifade ediliyor. Başkanın, Venezuela ile İran arasında bazı benzerlikler bulunduğunu düşündüğü belirtiliyor.
Trump’a yakın isimlerden Senatör Lindsey Graham ise dikkat çeken bir uyarıda bulundu: “İnsanları sokaklara çağırıp yardımın yolda olduğunu söyleyip sonra hiçbir şey yapmamak olmaz.” Bu açıklama, ABD’nin İran içinde olası bir iç hareketlenmeye nasıl yaklaşabileceği konusunda soru işaretlerini artırdı.
ABD–İran gerilimi, hem diplomatik hem de askeri açıdan kritik bir döneme girmiş durumda. Cenevre görüşmeleri, Trump’ın verdiği süre ve ABD’nin bölgedeki askeri sevkiyatı, önümüzdeki haftaların küresel piyasalar ve bölgesel güvenlik açısından belirleyici olacağını gösteriyor.
Tencere kaynamaya devam ediyor.
