
Yayınlanma: 19 Ocak 2026 13:14
Güncellenme: 25 Ocak 2026 11:54
ABD Başkanı Donald Trump, Nobel Barış Ödülü’nü alamamasını yeniden gündeme taşıdı. Trump’ın Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre’ye gönderdiği mektup, Washington–Avrupa hattında yeni bir diplomatik gerilime yol açtı.
ABD Başkanı Donald Trump, Nobel Barış Ödülü’nün kendisine verilmemesine yönelik tepkisini bu kez resmi bir mektupla dile getirdi. Trump, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre’ye hitaben kaleme aldığı yazıda, ödülü alamamasının ardından artık “yalnızca barışı düşünmekle yükümlü hissetmediğini” ifade etti.
Independent’te yer alan habere göre söz konusu mektup, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi personeli tarafından Washington’daki çok sayıda Avrupalı büyükelçiye de iletildi. Bu durum, Trump’ın mesajının yalnızca Norveç’e değil, Avrupa genelinde siyasi bir mesaj taşıdığı yorumlarına yol açtı.
Trump, mektubunda Nobel Barış Ödülü’nü açık şekilde gündeme getirerek şu ifadeleri kullandı:
“Ülkenizin, 8 savaşı durdurmuş olmama rağmen bana Nobel Barış Ödülü’nü vermemeyi tercih etmesi nedeniyle artık yalnızca barışı düşünmekle yükümlü hissetmiyorum.”
Trump, barışın kendisi için hâlâ “baskın bir unsur” olduğunu savunsa da, bundan sonra ABD’nin çıkarlarını daha açık biçimde önceleyeceğini vurguladı. Bu ifadeler, Trump’ın dış politikada daha sert bir çizgiye yönelebileceği yorumlarını beraberinde getirdi.
Mektubun en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Grönland oldu. Trump, Danimarka’nın Grönland’ı Rusya ve Çin’e karşı koruyamadığını öne sürerek adanın ABD kontrolünde olması gerektiğini savundu.
Trump mektubunda şu sözlere yer verdi:
“Danimarka bu toprağı Rusya ya da Çin’den koruyamaz ve zaten neden bir ‘mülkiyet hakkına’ sahip olsunlar ki? Yazılı hiçbir belge yok; sadece yüzlerce yıl önce oraya bir teknenin yanaşmış olması söz konusu.”
Bu ifadeler, Trump’ın daha önce de gündeme getirdiği Grönland’ı satın alma fikrini yeniden canlandırdığı şeklinde yorumlandı.
Trump, mektubunda NATO’ya da sert mesajlar verdi. ABD’nin NATO için kuruluşundan bu yana herkesten fazla katkı sunduğunu savunan Trump, artık karşılık beklediğini dile getirdi.
“NATO’nun kuruluşundan bu yana NATO için herhangi bir kişiden daha fazlasını yaptım ve artık NATO’nun da Amerika Birleşik Devletleri için bir şeyler yapması gerekiyor.”
Bu çıkış, Trump’ın NATO üyeleriyle yaşadığı yük paylaşımı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Trump’ın mektubundaki en sert ifadelerden biri ise küresel güvenlik vurgusu oldu. ABD Başkanı, Grönland üzerinde tam kontrol sağlanmadan dünyanın güvende olmayacağını ileri sürdü.
“Grönland üzerinde tam ve mutlak kontrole sahip olmadığımız sürece dünya güvende değildir.”
Bu sözler, Avrupa başkentlerinde egemenlik ve güvenlik dengeleri açısından endişe yaratabilecek nitelikte değerlendiriliyor.
Donald Trump, başkanlığı döneminde defalarca Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi gerektiğini savunmuş, Orta Doğu ve Asya’daki bazı diplomatik girişimlerini bu argümanla öne çıkarmıştı. Ancak ödülün kendisine verilmemesi, Trump tarafından sık sık siyasi bir haksızlık olarak dile getiriliyor.
Son mektup, bu tartışmanın Trump’ın gündeminde hâlâ önemli bir yer tuttuğunu bir kez daha ortaya koydu.
Donald Trump, başkanlığı döneminde defalarca Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi gerektiğini savunmuş, Orta Doğu ve Asya’daki bazı diplomatik girişimlerini bu argümanla öne çıkarmıştı. Ancak ödülün kendisine verilmemesi, Trump tarafından sık sık siyasi bir haksızlık olarak dile getiriliyor.
Son mektup, bu tartışmanın Trump’ın gündeminde hâlâ önemli bir yer tuttuğunu bir kez daha ortaya koydu.