
Yayınlanma: 21 Temmuz 2026 13:57
Güncellenme: 26 Temmuz 2026 09:54
Orta Amerika ülkesi Nikaragua'nın Devlet Başkanı Daniel Ortega, ülkede artık seçim yapılmayacağını açıkladı. 2007 yılından bu yana iktidarda bulunan 80 yaşındaki lider, muhalefetin yeniden yönetimi ele geçirmesini engellemek amacıyla böyle bir karar aldıklarını söyledi. Ortega'nın açıklamaları uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Sandinista Devrimi'nin yıl dönümü kapsamında düzenlenen törende konuşan Daniel Ortega, ülkede seçimlerin sona ereceğini duyurdu.
Ortega konuşmasında, "Hükümeti ve iktidarı ele geçirmeye çalışmasınlar diye burada artık seçim olmayacak." ifadelerini kullandı.
Devlet Başkanı ayrıca, ABD destekli olduğunu öne sürdüğü muhalefetin yeniden iktidara gelmesine izin vermeyeceklerini savundu.
Daniel Ortega, seçimlerin kaldırılması kararını muhalefetin yeniden güç kazanmasını önleme gerekçesiyle açıkladı.
Ortega'ya göre, geçmişte ülkeyi yöneten grupların yeniden iktidara gelmesi ihtimali tamamen ortadan kaldırılmalı.
Ancak konuşmasında seçimlerin nasıl kaldırılacağına veya bunun hangi yasal düzenlemelerle yapılacağına ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
Daniel Ortega, 2007 yılından bu yana Nikaragua Devlet Başkanlığı görevini yürütüyor.
Daha önce 1985-1990 yılları arasında da ülkeyi yöneten Ortega, son dönemde anayasal değişikliklerle yetkilerini önemli ölçüde genişletti.
2025 yılında yapılan anayasa değişiklikleriyle;
Nikaragua'da son devlet başkanlığı seçimi 2021 yılında gerçekleştirildi.
Ancak seçim süreci boyunca birçok muhalif siyasetçi tutuklanmış, bazı adayların seçimlere katılması engellenmişti.
Uluslararası gözlemciler ve birçok Batılı ülke seçimlerin demokratik standartları karşılamadığını açıklamıştı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Daniel Ortega yönetimini uzun süredir insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştiriyor.
BM raporlarında;
gibi birçok başlık yer alıyor.
Ülkedeki siyasi kriz, 2018 yılında hükümet karşıtı protestoların güvenlik güçleri tarafından sert şekilde bastırılmasıyla derinleşti.
Uluslararası kuruluşların verilerine göre, protestolar sırasında 300'den fazla kişi hayatını kaybetti.
O tarihten bu yana muhalefete yönelik operasyonlar ve siyasi baskılar devam ediyor. Söz konusu kararla birlikte ülkede krizin artması olası görünüyor.