
Yayınlanma: 9 Ağustos 2026 08:37
Güncellenme: 18 Ağustos 2026 05:14
İstanbul Beyoğlu’ndaki İstiklal Caddesi’nin simge yapılarından yaklaşık 150 yıllık Çiçek Pasajı, bu kez tarihi mimarisiyle değil, giriş bölümünü kaplayan reklam ve tabelalarla gündeme geldi. Tarihi yapının girişinde faaliyet gösteren dondurmacının kullandığı renkli tabela, afiş ve panolar sosyal medyada tartışma konusu oldu.
Tarihçi İlknur Bektaş, tarihi yapıların reklam alanı olarak kullanılmaması gerektiğini belirterek, Çiçek Pasajı’nın mimari unsurlarının görünür kalması gerektiğini söyledi.
İstiklal Caddesi'nde yürüyen vatandaşların dikkatini bu kez Çiçek Pasajı’nın girişindeki renkli reklam uygulamaları çekti. Tarihi yapının cephesinde kullanılan afiş ve panoların binanın mimari görünümünün önemli bölümünü kapattığı görüldü.
Çiçek Pasajı'nın gösterişli cephesi; kemerleri, sütunları, taş işçiliği ve süslemeleriyle Beyoğlu'nun en dikkat çekici tarihi yapıları arasında bulunuyor. Ancak işletmeler tarafından kullanılan yoğun reklam uygulamalarının tarihi yapının önüne geçtiği yönündeki eleştiriler yeniden gündeme geldi.
Çiçek Pasajı'nın girişinde bulunan dondurmacıya ait renkli tabela ve ürün görselleri sosyal medyada da tartışılmaya başlandı.
Vatandaşlar, tarihi bir yapının cephesinde kullanılan reklamların binanın mimari karakteriyle uyumlu olması gerektiğini savundu. Bazı vatandaşlar ise reklam panolarının tarihi yapının görünümünü ikinci plana ittiğini belirterek uygulamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
İstiklal Caddesi'nde benzer reklam uygulamalarının farklı işletmelerde de bulunduğuna dikkat çekilirken, tartışmanın yalnızca Çiçek Pasajı ile sınırlı olmadığı belirtildi.
Tarihçi İlknur Bektaş, tarihi yapıların korunmasının yalnızca binanın ayakta tutulmasından ibaret olmadığını söyledi.
Bektaş, Çiçek Pasajı gibi tarihi yapıların cephelerinin reklamlarla kapatılmasının yapının mimari bütünlüğünü bozduğunu belirterek, “Tarihi yapıları sıradan bir reklam yüzeyi olarak kullanamazsınız” değerlendirmesinde bulundu.
Tarihi yapının oranları, kemerleri, sütunları, kullanılan malzemeleri ve bezemeleriyle bir bütün olduğunu vurgulayan Bektaş, cephenin mimari ritminin korunması gerektiğini ifade etti.
Bektaş, büyük ürün görselleri ve farklı markalara ait reklamların binanın önüne geçmesi nedeniyle vatandaşların tarihi yapıyı olması gerektiği gibi göremediğini söyledi.
Çiçek Pasajı, Beyoğlu ve İstiklal Caddesi'nin en bilinen tarihi yapılarından biri olarak öne çıkıyor.
1876 yılında inşa edilen üç katlı taş yapı, gösterişli cephe mimarisi ve süslemeleriyle 19. yüzyıl seçmeciliğinin dikkat çeken örneklerinden biri kabul ediliyor.
İlk dönemlerinde çiçekçilerin bulunduğu pasaj, zaman içerisinde farklı bir kimliğe büründü. Özellikle 1950'li yılların sonlarından itibaren meyhaneleriyle öne çıkan Çiçek Pasajı, İstanbul'un sosyal ve kültürel hayatında önemli bir yer edindi.
Çiçek Pasajı, yalnızca mimarisiyle değil, İstanbul'un kültür ve edebiyat hayatındaki yeriyle de biliniyor.
Yahya Kemal, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ercüment Ekrem Talu, Eşref Şefik, Edip Cansever, Tarık Buğra ve Sait Faik gibi edebiyat ve sanat dünyasının önemli isimlerinin pasajı ziyaret ettiği biliniyor.
Bu nedenle Çiçek Pasajı, yalnızca bir ticari alan değil, İstiklal Caddesi'nin tarihsel kimliğinin parçalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Çiçek Pasajı'nı ziyaret eden vatandaşlar da reklamların tarihi yapıyla uyumlu olması gerektiğini düşünüyor.
İstiklal Caddesi'nde yürüyen Yusuf Daşdemir, tarihi yapıların korunması gerektiğini belirterek reklamların kullandığı renklerin ve uygulamaların tarihi mimari estetiği olumsuz etkilediğini söyledi.
Vural Bıyık da yalnızca Çiçek Pasajı'nın değil, İstiklal Caddesi genelindeki tarihi yapıların korunması gerektiğini ifade etti.
Bıyık, işletmelerin kullanacağı reklam panolarının tarihi binalarla daha uyumlu olması gerektiğini belirtti.
Tarihçi İlknur Bektaş, tarihi yapıların korunması konusunda kamu kurumlarının ve vatandaşların sorumluluk taşıdığını belirtti.
İstiklal Caddesi'nin yalnızca işletmelerin faaliyet gösterdiği bir ticari alan olmadığını vurgulayan Bektaş, caddenin İstanbul'un ortak kültürel mirasının bir parçası olduğuna dikkat çekti.
Bektaş, tarihi yapıların cepheleri ve vitrin uygulamalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Şehir hepimize ait” mesajı verdi.
Çiçek Pasajı'nda yaşanan tartışma, İstiklal Caddesi'ndeki tarihi yapıların nasıl korunacağı konusunu da yeniden gündeme taşıdı.
Tarihçiler ve vatandaşlar, işletmelerin reklam ihtiyacı ile tarihi yapıların korunması arasında bir denge kurulması gerektiğini savunuyor.
Özellikle İstanbul'un simge caddelerinden biri olan İstiklal Caddesi'nde tabela, vitrin, afiş ve cephe uygulamalarının tarihi dokuyla uyumlu hale getirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Çiçek Pasajı'ndaki tartışmanın ardından gözler, tarihi yapıların cephelerinde kullanılan reklam ve tabela uygulamalarına ilişkin denetimlerin nasıl yapılacağına çevrildi.