
Yayınlanma: 11 Ocak 2026 16:07
Güncellenme: 11 Ocak 2026 19:00
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki geniş çaplı protestolara ilişkin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İran halkının “özgürlüğe hiç olmadığı kadar yakın” olduğunu savundu ve Washington’un İran’a destek verme konusunda hazır olduğunu belirtti.
Trump’ın bu mesajı, Tahran ve diğer İran şehirlerinde ekonomik koşulların kötüleşmesine bağlı olarak devam eden gösteriler ışığında dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Trump, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajda İran’daki siyasi duruma dikkat çekti. Mesajında şu ifadelere yer verdi:
“İran, belki de hiç olmadığı kadar özgürlüğe bakıyor. ABD yardım etmeye hazır!”
Trump’ın bu çıkışı, İran’da süregelen protesto hareketine uluslararası desteği ima eden ilk net söylemlerden biri olarak değerlendirildi.
İran’da protestolar, Aralık 2025’in son günlerinde Tahran’daki Büyük Çarşı çevresinde başladı. İran riyalinin ABD doları karşısında sert değer kaybı, ülkede aşırı enflasyon ve kötüleşen ekonomik koşullar, halkın sokaklara dökülmesine yol açtı.
Protestolar hızla Tahran dışındaki birçok şehre yayıldı ve özellikle genç nüfus ile orta sınıf arasında yoğunlaştı. Göstericiler, ekonomik adalet, temel hizmetlere erişim ve daha geniş özgürlük taleplerini dile getiriyor.
Trump cuma günü yaptığı başka bir açıklamada da İran’ın “büyük bir sorunla” karşı karşıya olduğunu ifade etmiş ve Washington’un gelişmeleri yakından izlediğini belirtmişti. Ayrıca İranlı yetkilileri, güvenlik güçlerinin protestoculara karşı ölümcül güç kullanmaması konusunda uyarmıştı.
Trump’ın açıklaması, dünya genelinde farklı tepkilerle karşılandı:
ABD destekçileri, Trump’ın İran’daki insan hakları taleplerine vurgu yapmasını olumlu buldu.
Bazı dış politika uzmanları, uluslararası müdahale çağrılarının diplomatik gerilimleri tırmandırma riski taşıdığını dile getirdi.
İran yönetimi tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi ancak geçmişte benzer açıklamalara sert tepkiler verilmişti.
İran’daki gösteriler, sadece ekonomik taleplerle sınırlı kalmadı. Halk aynı zamanda siyasi reform taleplerini de gündeme getiriyor. Gösteriler, polisle zaman zaman çatışmalarla sonuçlanırken, kamuoyunda artan sosyo-ekonomik baskılar hükümet üzerinde baskı yaratıyor.
Analistlere göre, Trump’ın açıklaması şu iki boyutta değerlendirilebilir:
Siyasi Mesaj: Trump’ın açıklaması, İran’daki halk hareketlerini destekleme niyetini göstermekle birlikte, doğrudan askeri müdahale anlamına gelmiyor.
Diplomatik Basınç: Böyle bir açıklama, İran yönetimi üzerinde uluslararası baskı yaratma stratejisinin bir parçası olarak okunabilir.
Uzmanlar, uluslararası müdahale konusunda diplomasi ve hukuki çerçevenin belirleyici olacağını vurguluyor. Uluslararası ilişkilerde doğrudan askeri müdahaleler genellikle Birleşmiş Milletler ve bölgesel aktörlerin katılımıyla gerçekleşir.
Trump’ın açıklaması ile İran’daki protestolar, sadece iç siyasi dinamiklerin değil, küresel diplomatik gündemin de odağına yerleşti. Önümüzdeki günlerde hem protestoların seyri hem de uluslararası aktörlerin tepkileri takip edilecek.