
Yayınlanma: 9 Ocak 2026 08:40
Güncellenme: 10 Ocak 2026 04:12
İran’da hükümet karşıtı protestolar 11. gününe girerken, güvenlik güçleri ile göstericiler arasında birçok noktada şiddetli çatışmalar yaşandı. Ülke genelinde artan toplumsal huzursuzluğun, ekonomik kriz ve İran riyalinin dolar karşısında hızla değer kaybetmesiyle daha da derinleştiği bildiriliyor.
ABD merkezli Human Rights Activist News Agency (HRANA) tarafından paylaşılan verilere göre protestolar, İran’ın 31 eyaletinin tamamında toplam 111 şehir ve kasabaya yayıldı.
İran’daki protestolar, 28 Aralık’ta başkent Tahran’da başladı. İlk olarak esnaf ve küçük işletme sahipleri, İran riyalinin ABD doları karşısında açık piyasada sert biçimde değer kaybetmesine tepki göstermek için sokaklara çıktı.
Kısa sürede büyüyen gösteriler, ekonomik taleplerin ötesine geçerek:
Hükümet politikalarına yönelik eleştiriler
Yolsuzluk iddiaları
Hayat pahalılığı
İşsizlik ve gelir adaletsizliği
gibi başlıkları da kapsayan geniş çaplı hükümet karşıtı protestolara dönüştü.
Son gelen bilgilere göre, protestoların 11. gününde:
Güvenlik güçleri ile göstericiler arasında sert müdahaleler yaşandı.
Birçok şehirde göz yaşartıcı gaz ve güvenlik bariyerleri kullanıldı.
Bazı bölgelerde yaralanmalar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Yetkililerden can kaybına ilişkin net bir açıklama yapılmazken, insan hakları örgütleri ifade özgürlüğüne yönelik baskıların arttığı yönünde uyarılarda bulunuyor.
Uzmanlara göre; İran’daki protestoların temelinde derinleşen ekonomik kriz bulunuyor. Özellikle:
İran riyalinin dolar karşısında hızla değer kaybetmesi
Enflasyonun yükselmesi
Temel tüketim ürünlerine gelen zamlar
Orta ve düşük gelirli kesimin alım gücünün düşmesi
toplumsal öfkeyi tetikleyen ana faktörler arasında yer alıyor.
Açık piyasada döviz kurlarındaki dalgalanma, İran halkı üzerinde ciddi bir baskı oluştururken, esnaf ve küçük işletmelerin ayakta kalmakta zorlandığı belirtiliyor.
HRANA’nın verilerine göre protestolar yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmadı. Küçük kasaba ve kırsal bölgelerde de gösteriler düzenlenmesi, toplumsal huzursuzluğun ülke geneline yayıldığını gösteriyor.
Bu durum, İran yönetimi açısından sürecin kontrol altına alınmasını daha da zorlaştıran bir unsur olarak değerlendiriliyor.
İran’daki protestolar, uluslararası medya ve insan hakları kuruluşları tarafından da yakından takip ediliyor. Batılı ülkelerden gelen açıklamalarda:
Göstericilere orantısız güç kullanılmaması
İfade özgürlüğüne saygı gösterilmesi
Gözaltı süreçlerinde şeffaflık sağlanması
çağrıları öne çıkıyor.
İran yönetimi ise protestoların “dış güçler tarafından kışkırtıldığı” yönündeki söylemini sürdürüyor.
Analistlere göre, ekonomik göstergelerde kısa vadede iyileşme sağlanmaması durumunda protestoların daha da yayılması olası görülüyor. Özellikle döviz kuru ve enflasyon konularında atılacak adımlar, sürecin seyrini belirleyecek temel faktörler arasında yer alıyor.