
Yayınlanma: 8 Ocak 2026 14:25
Güncellenme: 9 Ocak 2026 17:12
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna’da ateşkes sonrası uluslararası bir askeri güç konuşlandırılmasına ilişkin niyet beyanını birlikte imzaladı. Deklarasyon, Paris’te düzenlenen ve 35’ten fazla ülkenin temsil edildiği “Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi”nde açıklandı.
Üç lider, Fransa’nın başkenti Paris’te bir araya gelerek Rusya-Ukrayna savaşı sonrası barış ve güvenlik garantilerine yönelik önemli bir adım attıklarını duyurdu. Toplantıya, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile 35 ülkeden üst düzey yetkililer katıldı.
Deklarasyonun temel amacı, Ukrayna ile Rusya arasında kalıcı bir ateşkes sağlanmasının ardından, çok uluslu bir askeri gücün Ukrayna’da konuşlandırılabilmesinin önünü açmak olarak ifade edildi. Bu güç, Ukrayna’nın güvenliğini desteklemek ve olası yeni saldırılara karşı caydırıcı bir rol üstlenmek üzere planlanıyor.
Niyet beyanında öne çıkan unsurlar şöyle:
Ateşkes sonrası Ukrayna topraklarında Fransa ve İngiltere öncülüğünde çok uluslu bir askeri gücün varlığı,
Bu gücün, Ukrayna ile komşu bölgelerde askeri merkezler ve güvenlik altyapısı oluşturması,
Ukrayna’nın savunma kapasitesini güçlendirmek için askeri üsler, eğitim ve teçhizat desteği sağlanması,
Planın yasal ve lojistik çerçevesinin uluslararası anlaşmalarla belirlenmesi...
Starmer da yaptığı açıklamada, “Bir barış anlaşması olması halinde, İngiltere ve Fransa’nın askerlerini Ukrayna’da konuşlandırma niyet beyanını imzaladık” dedi ve uzun vadeli destek taahhüdünü vurguladı.
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna’da konuşlanacak İngiliz askerlerinin parlamento onayına tabi olacağını açıkladı. Starmer’a göre, herhangi bir fiili görevlendirme ancak barış anlaşmasının imzalanması ve Parlamento’nun onayı sonrasında gerçekleşecek. Bu açıklama, demokratik denetim ve siyasi süreçlerin önemine işaret ediyor.
Niyet beyanında açıkça belirtildiği üzere, askeri güç konuşlandırma planı, şu anki koşullarda doğrudan yürürlüğe girmeyecek. Plan, yalnızca Rusya ile Ukrayna arasında kalıcı bir ateşkes sağlanması ve barış anlaşmasının imzalanması durumunda devreye girecek. Bu çerçeve, uluslararası hukuka ve egemenlik ilkelerine uyumu da hedefliyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, deklarasyonun “Ukrayna için güvenlik garantileri ve uzun vadeli destek” içeren bir adım olduğunu belirtti. Macron ayrıca Türkiye’nin deniz savunmasında katkı sağlamaya istekli olduğunu ifade ederek bölgesel ortaklığın önemine vurgu yaptı.
Diğer yandan, Almanya gibi bazı Avrupa ülkeleri de Ukrayna’nın NATO standartlarına uyumunun artırılması ve bölgesel güvenlik planlarının desteklenmesi konularında farklı sorumluluklar üstlenebileceklerini açıkladı.
Henüz resmi bir Moskova tepkisi gelmemiş olsa da, Rusya’nın geçmiş açıklamaları ve tutumu düşünüldüğünde, çok uluslu bir askeri gücün konuşlandırılması planına muhtemelen olumsuz bakacağı öngörülüyor. Kremlin daha önce NATO unsurlarının Ukrayna’da kalıcı olarak yer almasına karşı çıkmıştı. Bu bağlamda plan, Moskova ile olası bir barış sürecinin zorluklarını da gözler önüne seriyor.
Bu niyet beyanı, Rusya-Ukrayna savaşının seyrini değiştirebilecek stratejik bir adım olarak yorumlanıyor. Ancak bu planın uygulanması için öncelikli koşul, ateşkes anlaşması ve hukuki süreçlerin tamamlanması. Şu aşamada bu, yalnızca bir niyet beyanı ve uluslararası iş birliği çağrısı olarak duruyor.