
Yayınlanma: 15 Ocak 2026 11:21
Güncellenme: 15 Ocak 2026 11:44
İngiliz basınında yer alan çarpıcı analizler, Orta Doğu’da tansiyonun tehlikeli biçimde yükseldiğine işaret ediyor. Reuters kaynaklı haberlere dayandırılan değerlendirmelerde, ABD’nin, İran’a yönelik olası askeri müdahalesinin önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşebileceği vurgulanıyor. Washington’un bölgede bazı askeri üslerden personel çekmeye başlaması, bu ihtimali güçlendiren en kritik gelişmeler arasında gösteriliyor.
Reuters’a konuşan ABD’li yetkililere göre, Orta Doğu’daki bazı kritik Amerikan üslerinden personel geçici olarak geri çekildi. Washington yönetimi bu adımın “önleyici ve tedbir amaçlı” olduğunu savunsa da, Batılı askeri kaynaklar bunun olası bir askeri operasyonun habercisi olabileceğini belirtiyor.
Bir Batılı askeri yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bölgedeki tüm işaretler, ABD’nin İran’a yönelik bir askeri seçeneği masada tuttuğunu gösteriyor. Ancak bu yönetim belirsizliği, stratejinin bir parçası olarak kullanıyor.”
Gerilimi tırmandıran bir diğer unsur ise İran’dan gelen sert uyarılar oldu. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, ABD’nin İran’a saldırması halinde bölgede bulunan Amerikan üslerinin doğrudan hedef alınacağını açıkladı.
Yetkiliye göre bu mesaj;
Suudi Arabistan
Birleşik Arap Emirlikleri
Katar
Türkiye dahil olmak üzere
ABD’nin bölgedeki müttefiklerine iletildi.
Bu açıklama, olası bir çatışmanın yalnızca ABD–İran hattıyla sınırlı kalmayabileceği, bölgesel bir krize dönüşebileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Haberde dikkat çeken bir diğer detay ise Katar ve İngiltere’nin de askeri personel sayısını azaltması oldu. Orta Doğu’daki en büyük ABD üslerinden biri olan El-Udeyd Hava Üssü’nde personel azaltımına gidildiği bildirildi.
İngiliz The i Paper gazetesi ise İngiltere’nin Katar’daki bir hava üssünden bazı personelini çektiğini yazdı. İngiliz Savunma Bakanlığı’ndan henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bu adımlar Batı cephesinde eşgüdümlü bir hazırlık olduğu yorumlarına neden oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamalarda İran krizine ilişkin net bir askeri takvim vermekten kaçındı. Trump’ın, “bekle-gör” yaklaşımı benimsediği belirtilirken, İran’daki protestolara dair çarpıcı ifadeleri dikkat çekti.
Trump, İran’da güvenlik güçlerinin protestolara karşı ölümcül güç kullanımını azaltmış olabileceğine dair bilgiler aldığını öne sürerek, bu bilgilerin “çok önemli kaynaklardan” geldiğini söyledi.
Ancak Trump’ın daha önce yaptığı açıklamalarda;
İranlı protestoculara “sokakları terk etmeyin” çağrısı yapması
İdamların sürmesi halinde “çok güçlü bir karşılık” verileceğini söylemesi
Washington’un askeri seçeneği tamamen rafa kaldırmadığını gösteriyor.
Reuters’a konuşan iki Avrupalı yetkili, ABD’nin İran’a askeri müdahalesinin önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşebileceği yönünde ciddi endişeler taşıdıklarını belirtti.
İsrailli bir yetkili ise Trump yönetiminin müdahaleye karar vermiş gibi göründüğünü, ancak operasyonun kapsamı ve zamanlamasının hâlâ netleşmediğini ifade etti. İsrail’in uzun süredir İran’a yönelik sert tutumuyla biliniyor olması, Tel Aviv’in bu süreçte Washington’a baskı yaptığı yorumlarını da beraberinde getiriyor.
Batılı diplomatik kaynaklara göre, İran’da haftalardır süren protestolara rağmen rejimin kısa vadede çöküşün eşiğinde olmadığı değerlendiriliyor. Bir Batılı yetkili, hükümetin hâlâ güvenlik aygıtı üzerindeki kontrolünü sürdürdüğünü ve kamuoyu algısını yönetmek için kitlesel miting ve cenaze töreni görüntülerini bilinçli şekilde servis ettiğini söyledi.
İran’daki protestolar, 28 Aralık 2025’te yerel para birimi riyalin sert değer kaybı ve ağırlaşan ekonomik kriz nedeniyle Tahran Büyük Çarşı çevresinde başladı. Kısa sürede ülke geneline yayılan gösteriler, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle daha da büyüdü.
ABD merkezli HRANA verilerine göre:
Gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısı 2.550’ye ulaştı.
Ölenlerin 147’sinin güvenlik görevlisi olduğu iddia edildi.
İran makamları ise ölü ve yaralı sayısına ilişkin resmi bir veri paylaşmadı. Protestoların şiddetlenmesiyle birlikte 9 Ocak’ta ülke genelinde internet kesintileri uygulanmıştı.
Uzmanlara göre; ABD–İran hattında yaşanacak olası bir askeri müdahale;
Körfez ülkelerini
Türkiye’yi
İsrail’i
Küresel enerji piyasalarını
doğrudan etkileyebilecek çok boyutlu bir kriz yaratabilir. Özellikle İran’ın ABD üslerini hedef alma tehdidi, çatışmanın hızla yayılma riskini artırıyor.