
Yayınlanma: 13 Ocak 2026 09:58
Güncellenme: 13 Ocak 2026 09:44
Özet: İran coğrafyasında tarih boyunca pek çok inanç yaşadı; ama İslam öncesi İran’ın en baskın, kimlik kurucu ve uzun süreli devlet destekli dini genel olarak Zerdüştlük (Zoroastrianizm / Mazdayasna) kabul edilir.
İran’ın İslamlaşması ise “bir gecede din değişimi” değil: Sâsânî Devleti’nin yıkılışıyla (7. yüzyıl) başlayan ve yüzyıllara yayılan bir toplumsal dönüşüm.
“İran’ın asıl dini” ifadesi, tarihsel olarak iki farklı şeye işaret edebilir:
İran’ın (Pers imparatorluklarının) resmî/egemen dini
İran coğrafyasında en yaygın ve en uzun süre etkili olan inanç sistemi
Bu iki ölçüte göre de Zerdüştlük dini öne çıkar; fakat İran’da İslam öncesinde Hristiyanlık, Maniheizm, yerel İranî kültler ve daha eski Hint-İran ortak geleneği gibi çok sayıda inanç da güçlü biçimde vardı.
Zerdüştlük, İranlı peygamber/öğretici Zerdüşt (Zarathustra / Zoroaster) ile ilişkilendirilen, dünyanın en eski dinî geleneklerinden biridir.
Kendi iç terminolojisinde din çoğu zaman “Mazdayasna” (bilgelik tanrısı Ahura Mazda’ya yöneliş/ibadet) çerçevesinde anlatılır.
Zerdüştlüğün merkezinde Ahura Mazda yer alır: iyilik, bilgelik, düzen ve hakikatin kaynağı olarak düşünülür.
Öğretinin kalbinde, kozmik ve ahlaki düzen fikri vardır:
Aşa: doğru düzen, hakikat, “olması gereken”
Druj: yalan, bozulma, kaos
Bu karşıtlık Zerdüştlükte “ahlaki dualizm” şeklinde çok güçlüdür.
Önemli nüans: Zerdüştlük bazen “tam iki-tanrılı” gibi anlatılır; fakat akademik literatürde, öğreti hem tek ilah vurgusu hem de iyi-kötü karşıtlığı barındırdığı için daha dikkatli ele alınır.
Zerdüştlükte insan pasif değildir; iyi düşünce–iyi söz–iyi eylem ekseninde (ahlaki seçim) dünyadaki düzenin tarafını tutar. Bu nedenle din, sadece ritüel değil etik bir hayat programı gibi çalışır.
Avesta, Zerdüştlüğün kutsal metinler bütünüdür.
Gathalar (Gāthās), litürjinin çekirdeği kabul edilen en eski katmanlardır.
Yasna, ritüel/litürjik metinlerin büyük derlemesidir (tam okunması saatler sürebilen bir ayin metni yapısı).
Zerdüştlükte ateş, “tanrı” değil; daha çok arınma, ışık ve hakikat fikrinin sembolüdür. Bu yüzden ateş tapınakları (ateşgâh) “ateşe tapma” şeklinde basit bir klişeye indirgenmeden, sembolik/ritüel anlamıyla okunur. (Güncel kutlamalarda da bu vurgu sık geçer.)
İslam öncesi İran’da dinî yapı dönemlere göre değişir; yine de genel çerçeve şöyle:
Ahamenişler (yaklaşık MÖ 550–330): Zerdüştlük unsurları güçlü; ancak imparatorluk pratikleri ve yerel kültlerle iç içe, “tek biçimli” bir dogma görüntüsü her zaman net değil. İranica, Zerdüştlüğün Ahamenişlerden beri genel olarak baskın olduğuna; fakat doktrinel/metinsel çerçevenin özellikle Sâsânî döneminde daha “derli toplu” hale geldiğine dikkat çeker.
Sâsânîler (MS 224–651): Zerdüştlük, devlet ve kurumlar düzeyinde çok daha belirgin şekilde ağırlık kazanır; bu dönem, dinî metinlerin/kurumların standardizasyonu açısından da ana eşiktir (genel kabul).
İran’ın, İslam’la kitlesel temasının dönüm noktası, Arap fetihleri ve Sâsânî İmparatorluğu’nun çöküşüdür.
Britannica, 642 Nahâvend Savaşı sonrası Arapların konumunu sağlamlaştırdığını ve 651’de son Sâsânî hükümdarı III. Yezdicerd’in ölümüyle fetih sürecinin tamamlandığını belirtir.
Net tarih:
642: Nahâvend (askerî kırılma)
651: Sâsânî siyasi düzeninin fiilen sonu
Ama bu, “651’de herkes Müslüman oldu” demek değildir.
En kritik nokta: İran’ın İslam’a geçişi bir süreçtir.
Encyclopaedia Iranica’ya göre:
Geniş ölçekli dönüşümler, Peygamber’in vefatından sonra, fetihlerle ve Sâsânî düzeninin yıkılmasıyla hız kazanır.
Zerdüştlere “ehl-i kitap benzeri korunan statü” tanındığı, bu yüzden zorla dönüşümün görece nadir olduğu; istisna olarak bazı bölgelerde sert uygulamaların görüldüğü aktarılır.
Dönüşüm; askerî yenilgi sonrası bireysel geçişler, elitlerin statü koruma refleksi, şehirleşme, idari-kültürel baskınlık ve yeni dinî düzenle temas gibi birçok dinamikle ilerler.
Iranica’daki CONVERSION ii maddesi, Richard Bulliet’in şehirli/biografik verilerinden hareketle özet bir çerçeve verir:
Emevî döneminin sonuna dek (132/750) dönüşüm görece sınırlı/tedricî,
Abbâsî devrimi sonrası belirgin hızlanma,
yaklaşık 338/950 civarında İranlıların %80+’inin Müslüman hale geldiği yönünde bir model aktarılır (şehir verisi ağırlıklı olmak kaydıyla).
Yani pratikte:
Devletin düşüşü: 7. yüzyıl ortası
Toplumun çoğunluklaşması: 9–10. yüzyıllar bandı (bölgeden bölgeye değişerek)
İran’ın islamlaşması ayrı, mezhepsel kimliğin (Şiîleşme) devlet ölçeğinde kurumsallaşması ayrı bir eşiktir.
Britannica’ya göre; Safevîler (1501–1736), İsnâaşeriyye (On İki İmam) Şiîliğini İran’da devlet dini haline getirerek çok büyük bir kırılma yaratır.
Net tarih: 1501 (Safevî Devleti’nin kuruluş süreciyle)
Bugün İran resmî olarak İslamî bir devlettir; Zerdüştlük ise küçük bir azınlığın dini. Buna rağmen Zerdüştlüğün kültürel etkisi (takvim, bayramlar, semboller, etik dil, “iyi–kötü” anlatı örgüsü) İran medeniyet hafızasında güçlüdür. Zerdüştlük sembolü olarak Faravahar en önemli örnek olarak gösteriliyor.
Örnek:
Nowruz (Pers yeni yılı) çok geniş bir coğrafyada kutlanır; UNESCO da Nowruz’un köklerinde Zerdüştlükle bağlantı bulunduğunu anlatır.
İran’daki Zerdüştlere dair güncel bir sahne olarak AP’nin haberinde Sadeh kutlamaları ve bunun Zerdüştlükteki yeri anlatılır.
İran’ın “ilk dini” kesin olarak Zerdüştlük mü?
İran coğrafyasının en eski katmanlarında Hint-İran ortak geleneği ve yerel inançlar var; Zerdüştlük ise daha sonra belirginleşip uzun süre baskın gelenek haline geliyor.
Zerdüştlük tek tanrılı mı, iki tanrılı mı?
Britannica, Zerdüştlüğün hem tek ilah vurgusu hem dualistik (iyi–kötü) öğeler içerdiğini söyler; bu yüzden tek bir etikete indirgemek yanıltıcı olabilir.
İran ne zaman Müslüman oldu?
Siyasi fetih açısından 651 kritik; fakat toplumsal dönüşüm açısından 9–10. yüzyıllarda çoğunluklaşma çerçevesi daha doğru.
İran ne zaman Şiî oldu?
Safevîler döneminde, özellikle 1501’den itibaren Şiîliğin devlet dini yapılması, mezhepsel kimlikte büyük eşik.