
Yayınlanma: 31 Ocak 2026 12:57
Güncellenme: 31 Ocak 2026 12:21
NBA’in yaşayan efsanelerinden Stephen Curry hakkında ortaya atılan sansasyonel bir iddia, sosyal medyada ve alternatif haber platformlarında büyük yankı uyandırdı. “Stephen Curry İsrail ajanı çıktı” başlığıyla paylaşılan içeriklerde, yıldız basketbolcunun İsrail istihbaratıyla bağlantılı olduğu öne sürülen teknoloji şirketlerine milyonlarca dolar yatırım yaptığı iddia edildi. Peki bu iddialar ne kadar gerçek? Curry gerçekten bir istihbarat ağıyla mı bağlantılı, yoksa konu çarpıtılarak mı sunuluyor?
İddiaların kaynağı, ABD merkezli alternatif medya platformu The Grayzone tarafından yayımlanan bir habere dayanıyor. Haberde, Stephen Curry’nin yatırım şirketi Penny Jar Capital aracılığıyla, geçmişte İsrail askeri ve istihbarat birimlerinde görev almış kişiler tarafından kurulan teknoloji şirketlerine yatırım yaptığı öne sürülüyor.
Bu iddia kısa sürede sosyal medyada yayılarak, “Stephen Curry İsrail ajanı mı?” sorusunun gündeme gelmesine neden oldu.
Stephen Curry, aktif sporculuk kariyerinin yanı sıra teknoloji ve girişim yatırımlarıyla da biliniyor. Curry’nin kurucu ortakları arasında yer aldığı Penny Jar Capital;
Yapay zekâ
Sağlık teknolojileri
Dijital güvenlik
Spor teknolojileri
gibi alanlarda faaliyet gösteren girişimlere yatırım yapıyor.
The Grayzone’un iddiasına göre, bu yatırımlar arasında İsrail merkezli veya İsrail kökenli kuruculara sahip bazı şirketler de bulunuyor. Haberde özellikle, bu şirketlerin yöneticilerinin geçmişte İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) veya istihbarat birimlerinde görev almış olmalarına dikkat çekiliyor.
Uzmanlara göre, burada kritik nokta şu:
Bir yatırımcının, geçmişte askeri ya da istihbarat bağlantısı olan kişilerin kurduğu bir şirkete yatırım yapması, o yatırımcının ajan olduğu anlamına gelmez.
ABD’de ve Avrupa’da:
Eski askerlerin kurduğu
Savunma sanayi geçmişi olan
Devlet destekli projelerden çıkmış
binlerce teknoloji girişimi bulunuyor. Bu şirketlere yatırım yapan sporcular, sanatçılar ve iş insanları arasında Curry tek örnek değil.
Hayır. Şu ana kadar:
Reuters
Associated Press (AP)
BBC
AFP
ESPN
gibi güvenilir ve ana akım medya kuruluşları, Stephen Curry’nin bir istihbarat servisiyle bağlantılı olduğuna dair herhangi bir doğrulama yayımlamadı.
Ayrıca:
ABD makamlarından
NBA yönetiminden
Stephen Curry’nin kendisinden
bu iddiayı doğrulayan ya da destekleyen bir açıklama gelmiş değil.
The Grayzone, bazı araştırmacı haberleriyle bilinse de, yayın çizgisi sık sık tek taraflı yorum, politik motivasyon ve kanıt eksikliği eleştirilerine maruz kalıyor. Bu nedenle yayımlanan içerikler, özellikle kişisel suçlamalar söz konusu olduğunda, bağımsız kaynaklarla doğrulanmadan kesin gerçek olarak kabul edilmiyor.
Sosyal medyada paylaşılan içeriklerin büyük bölümünde:
“Yatırım yaptı” ifadesi
“Ajan çıktı” şeklinde sunuldu.
Bağlamdan koparıldı.
Başlıklarla algı yaratıldı.
Bu da konunun hızla komplo teorisi boyutuna taşınmasına neden oldu.
Şu ana kadar Stephen Curry cephesinden bu iddialara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Curry’nin geçmişteki yatırımlarına bakıldığında, politik veya askeri bir ajandayla hareket ettiğine dair bir emare bulunmuyor.
Medya okuryazarlığı uzmanlarına göre bu tür iddialar:
Sansasyon yaratmaya uygundur.
Tıklanma odaklıdır.
Hukuki olarak “iddia” seviyesinde kalır.
Somut belge, resmi kayıt veya adli bir soruşturma olmadan, bir sporcuyu “ajan” olarak nitelendirmek doğru değildir.
Hayır.
Mevcut veriler ışığında Stephen Curry’nin İsrail ajanı olduğu iddiası kanıtlanmamış, resmi olarak doğrulanmamış ve yorum temelli bir iddiadır.
Curry’nin bazı teknoloji yatırımları olabilir.
Bu yatırımlar ajanlık anlamına gelmez.
İstihbarat bağlantısını doğrulayan resmi bir belge yok.