
Yayınlanma: 3 Ekim 2026 15:06
Güncellenme: 3 Ekim 2026 12:55
Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencileri Emir Alapala ve Dilara Türkeş'in Alzheimer hastalarının bilişsel işlevlerini desteklemek ve günlük yaşamda güvenliğini artırmak amacıyla geliştirdiği ReminiScent adlı akıllı kolye, 2026 James Dyson Ödülü'nde Türkiye'nin ulusal kazananı oldu. Tanıdık kokuları mikro dozlarda kullanıcıya ulaştırmak üzere tasarlanan proje, uluslararası aşamada 30 bin sterlinlik büyük ödül için yarışacak.
Türkiye'den çıkan bir öğrenci projesi, uluslararası tasarım ve mühendislik dünyasının dikkatini çekmeyi başardı.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencileri Emir Alapala ve Dilara Türkeş tarafından geliştirilen ReminiScent, Alzheimer hastalarının hafıza ve bilişsel süreçlerini desteklemeye yönelik giyilebilir bir akıllı kolye olarak tasarlandı.
2026 James Dyson Ödülü'nde Türkiye ulusal kazananı seçilen proje, şimdi yarışmanın uluslararası aşamasında Türkiye'yi temsil edecek. James Dyson Ödülü'nün resmi açıklamasına göre uluslararası ilk 20 proje 14 Ekim'de açıklanacak, uluslararası kazananlar ise 4 Kasım'da belli olacak.
ReminiScent, Alzheimer hastaları için geliştirilen giyilebilir bir koku terapi cihazı olarak tasarlandı.
Projenin temelinde, koku duyusu ile kişisel hafıza arasındaki güçlü ilişki bulunuyor. Ekip, Alzheimer hastalarının hayatlarında özel anlam taşıyan ve geçmişteki anılarla ilişkilendirdikleri kokuları belirli aralıklarla mikro dozlarda sunarak bilişsel süreçleri desteklemeyi amaçlıyor.
Buradaki fikir yalnızca bir koku yayıcı geliştirmekten ibaret değil.
ReminiScent, geleneksel olarak sabit bir ortamda kullanılan koku yayıcı sistemleri hastanın üzerinde taşınabilen ve otomatik şekilde çalışan bir teknolojiye dönüştürmeyi hedefliyor.
Cihaz aynı zamanda Alzheimer hastalarında ilerleyen dönemlerde karşılaşılabilen yönelim bozukluğu ve kaybolma gibi durumlarda güvenliği artırmaya yönelik bazı bilgileri de üzerinde taşıyor.
Kolye üzerinde kan grubu ve acil durumda iletişim kurulabilecek kişilerin bilgileri bulunuyor. Böylece kullanıcı beklenmedik bir durumda çevresindeki kişiler tarafından daha kolay tanınabilecek ve yakınlarına ulaşılması kolaylaşabilecek.
ReminiScent'in en dikkat çekici taraflarından biri, oldukça küçük bir elektronik sistemin kolye formuna yerleştirilmiş olması.
James Dyson Ödülü'nün proje sayfasında yer alan bilgilere göre cihazda 16x16 milimetre boyutunda özel bir devre kartı, STM32 mikrodenetleyici ve 113 kHz piezoelektrik atomizer bulunuyor.
Sistem, sıvı haldeki kokuyu yüksek frekanslı titreşimlerle mikroskobik bir soğuk buhara dönüştürüyor. Buradaki önemli ayrıntı ise işlemin ısı kullanılmadan gerçekleştirilmesi.
ReminiScent'in enerji tüketimini azaltmak amacıyla geliştirilen yazılım sistemi de cihazın belirli aralıklarla çalışmasını sağlıyor.
Kolye saatte bir kez yaklaşık 15 saniye çalışıyor ve ardından enerji tasarrufu için derin uyku moduna geçiyor. Ekip, bu sistem sayesinde hem pil hem de sıvı kapasitesinin daha verimli kullanılmasını hedefliyor.
Bu tasarım aynı zamanda kokunun sürekli verilmesinden kaynaklanabilecek kokuya alışma problemini azaltmayı amaçlıyor.
Projenin arkasındaki hikâye ise teknik detaylar kadar dikkat çekici.
ReminiScent'in ortaya çıkmasında ekip üyelerinden birinin annesinin nergis kokusuyla geçmişteki anılarını hatırlaması etkili oldu.
Daha çarpıcı örnek ise Alzheimer hastalığının ileri evresiyle yaşayan ekip üyelerinden birinin büyükannesinin yaşadığı deneyim oldu.
Ekip tarafından aktarılan hikâyeye göre; büyükanneleri nemli toprak ve ıslak çim kokusunu aldığında geçmişteki bağlarında bulunan çeşmeyi hatırladı. Bu deneyim, koku ile kişisel hafıza arasındaki ilişkinin proje fikrinin merkezine yerleşmesini sağladı.
Ekip ayrıca 2014 yapımı Still Alice filminden de ilham aldığını belirtiyor.
Böylece başlangıçta yalnızca bir fikir olan proje, Alzheimer hastalarının günlük yaşamına uyarlanabilecek giyilebilir bir teknoloji tasarımına dönüştü.
ReminiScent'in temel farkı, koku uyarımını taşınabilir ve otomatik bir sisteme dönüştürmesi.
James Dyson Ödülü'nün proje açıklamasında, mevcut yaklaşımların önemli bölümünün sabit koku yayıcılar veya kullanıcının manuel olarak uygulaması gereken ürünler olduğu belirtiliyor.
Alzheimer hastaları açısından manuel kullanımın önemli bir dezavantajı bulunuyor. Çünkü kişinin cihazı belirli zamanlarda kendisinin çalıştırmasını veya uygulamayı hatırlamasını gerektiren sistemler hastalığın doğası nedeniyle her zaman ideal olmayabiliyor.
ReminiScent ise bu süreci otomatik hale getirmeyi amaçlıyor.
Cihazın modüler yapısı da projenin dikkat çeken noktalarından biri. Ekip, kolyenin içindeki pamuk kartuşunun kolayca değiştirilebilmesini ve farklı koku terapilerinin kullanılabilmesini sağlayacak bir yapı tasarladı.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor.
ReminiScent'in Alzheimer hastalığını tedavi ettiği söylenemez.
Proje, Alzheimer hastalarının bilişsel işlevlerini ve günlük yaşam güvenliğini desteklemek amacıyla geliştirilen bir teknoloji prototipi. Ekip, koku uyarımının hafıza süreçleriyle ilişkisinden yola çıkarak bir giyilebilir cihaz geliştirdi.
James Dyson Ödülü'nün resmi proje açıklamasında da ReminiScent'in hafıza kaybını tedavi ettiği yönünde bir sonuç yer almıyor. Projenin amacı, düzenli ve kişiselleştirilmiş koku uyarımı yoluyla bilişsel süreçleri desteklemek ve gelecekte bu alandaki klinik araştırmalara katkı sağlayabilecek bir platform oluşturmak.
Zaten öğrencilerin kendileri de projenin ilerleyen aşamalarında gerekli medikal sertifikasyon süreçlerini tamamlamayı hedeflediklerini belirtiyor.
Dolayısıyla ReminiScent bugün için “Alzheimer tedavisi” olarak değil, geliştirilmekte olan yenilikçi bir giyilebilir teknoloji projesi olarak değerlendirilmesi gereken bir çalışma.
Projenin gelecek planlarından biri de Alzheimer hastalarında özellikle önemli olan kaybolma riskine karşı konum takibi.
Ekip, ReminiScent'in ilerleyen versiyonlarına otonom konum takip sistemi eklemeyi planlıyor.
James Dyson Ödülü'ne sunulan projede gelecekte daha kompakt bir mimari oluşturulması ve konum verilerinin akıllı telefon ağları üzerinden güvenli şekilde aktarılabilmesi hedefleniyor.
Bu özellik hayata geçirildiğinde cihaz yalnızca hafıza süreçlerine yönelik bir koku sistemi olmaktan çıkıp aynı zamanda hastanın güvenliğinin takip edilmesine yardımcı olan daha kapsamlı bir giyilebilir teknolojiye dönüşebilir.
Ancak bu özellik henüz projenin gelecek planları arasında bulunuyor; mevcut cihazda tamamlanmış bir konum takip sistemi bulunduğu şeklinde değerlendirilmemeli.
ReminiScent, Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencileri Emir Alapala ve Dilara Türkeş tarafından geliştirildi.
Ekipte mühendislik ve endüstriyel tasarım süreçleri farklı alanlarda ele alındı.
Emir Alapala, cihazın elektronik ve mühendislik tarafında çalışırken, Dilara Türkeş projenin endüstriyel tasarım süreçlerini üstlendi. Türkeş, özellikle Alzheimer hastalarının hassasiyetlerini dikkate alan ergonomik ve güven veren bir giyilebilir teknoloji formu geliştirmeye odaklandı.
Alapala'nın aktardığı teknik bilgiler arasında 16x16 milimetrelik PCB tasarımı öne çıkarken, Türkeş'in çalışmasında cihazın ergonomisi ve kullanıcı deneyimi ön plana çıktı.
Böylece proje yalnızca elektronik bir cihaz olarak değil, doğrudan kullanıcı ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bir giyilebilir teknoloji olarak şekillendirildi.
ReminiScent, 2026 James Dyson Ödülü Türkiye Ulusal Kazananı oldu.
Türkiye birinciliği, projenin geliştirme ve ticarileştirme çalışmalarında kullanılmak üzere 5 bin sterlinlik ödülü de beraberinde getirdi.
Türkiye'den uluslararası aşamaya ReminiScent ile birlikte iki proje daha ilerliyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden Barış Arman Karakaş'ın geliştirdiği Uni-Grip ve İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden Sidal Karaytuğ'un geliştirdiği Desmos, ulusal ikinciler olarak uluslararası aşamada yer alacak.
Üç proje de uluslararası aşamada 30 bin sterlinlik büyük ödül için yarışacak.
2026 James Dyson Ödülü'nde uluslararası süreç iki önemli tarihte şekillenecek.
Dyson mühendislerinden oluşan ekip tarafından değerlendirilecek projeler arasından uluslararası ilk 20, 14 Ekim 2026'da açıklanacak.
Ardından uluslararası kazananlar 4 Kasım 2026'da James Dyson tarafından seçilecek ve açıklanacak.
Bu nedenle ReminiScent için Türkiye birinciliği yalnızca bir ödül değil, projenin uluslararası alanda da değerlendirilmesinin önünü açan önemli bir aşama.
Emir Alapala ve Dilara Türkeş'in önündeki hedeflerden biri, ReminiScent'i prototip aşamasından çıkararak gerçek kullanıcıların erişebileceği bir ürüne dönüştürmek.
Bunun için cihazın daha da küçültülmesi, konum takip özelliğinin geliştirilmesi ve gerekli sertifikasyon süreçlerinin tamamlanması planlanıyor.
Ekip, yatırımcı desteğiyle seri üretime geçmeyi hedefliyor.
Ancak bunun gerçekleşebilmesi için yalnızca cihazın teknik olarak çalışması yeterli değil. Alzheimer hastaları için kullanılacak bir ürünün güvenlik, etkinlik, kullanıcı deneyimi ve ilgili medikal düzenlemeler açısından da gerekli süreçlerden geçmesi gerekiyor.
Ekip de uzun vadeli hedefini bu nedenle medikal sertifikasyonun tamamlanması olarak açıklıyor.
ReminiScent'in hikâyesi, bir öğrenci projesinin gerçek hayattaki bir problemden yola çıkarak nasıl teknolojiye dönüştürülebileceğini gösteriyor.
Koku ile hafıza arasındaki ilişkiden ilham alan Emir Alapala ve Dilara Türkeş, sabit koku sistemlerini hastanın üzerinde taşıyabileceği bir kolyeye dönüştürmeye çalıştı.
16x16 milimetrelik elektronik altyapı, ultrasonik atomizasyon, saatlik mikro dozlama, acil durum bilgileri ve gelecekte eklenmesi planlanan konum takip sistemi projenin teknik tarafını oluşturuyor.
Şimdi ise gözler James Dyson Ödülü'nün uluslararası aşamasında.
ReminiScent'in ilk 20'ye girip girmeyeceği 14 Ekim'de, uluslararası kazananların kim olacağı ise 4 Kasım'da belli olacak.
Türkiye ulusal birincisi olan iki OMÜ öğrencisinin geliştirdiği küçük bir kolye, böylece dünya çapında mühendislik ve tasarım projeleri arasında kendisine yer açmaya çalışacak.
ReminiScent nedir?
ReminiScent, Alzheimer hastalarının bilişsel işlevlerini desteklemek ve günlük yaşam güvenliğine katkı sağlamak amacıyla geliştirilen giyilebilir akıllı kolyedir.
ReminiScent kim tarafından geliştirildi?
Proje, Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencileri Emir Alapala ve Dilara Türkeş tarafından geliştirildi.
ReminiScent nasıl çalışıyor?
Cihaz, ultrasonik atomizasyon teknolojisiyle tanıdık kokuları mikro dozlarda yayıyor. Sistem saatte bir kez yaklaşık 15 saniye çalışacak şekilde tasarlandı.
ReminiScent Alzheimer'ı tedavi ediyor mu?
Hayır. Proje Alzheimer hastalarının bilişsel süreçlerini desteklemeyi amaçlayan bir prototip. Henüz Alzheimer tedavisi olarak kabul edilmiş bir tıbbi ürün değil.
ReminiScent James Dyson Ödülü'nü kazandı mı?
ReminiScent, 2026 James Dyson Ödülü'nün Türkiye ulusal birincisi oldu. Uluslararası aşamada 30 bin sterlinlik ödül için yarışacak.
James Dyson Ödülü'nün dünya finali ne zaman?
Uluslararası ilk 20 proje 14 Ekim 2026'da, uluslararası kazananlar ise 4 Kasım 2026'da açıklanacak.
ReminiScent'te GPS var mı?
Mevcut proje için konum takibi gelecekte eklenmesi planlanan özellikler arasında bulunuyor. Ekip, Alzheimer hastalarının kaybolma riskine karşı otonom konum takibi geliştirmeyi hedefliyor.