
Yayınlanma: 9 Ocak 2026 16:18
Güncellenme: 10 Ocak 2026 04:11
Çin yönetimi, COVID-19 pandemisinin kökenine ilişkin küresel tartışmaları yeniden alevlendirecek bir açıklamada bulundu. Pekin, virüsün Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıktığını öne süren ve bugüne kadar kamuoyuna açıklanmadığı iddia edilen “en güçlü kanıtlarını” yakında yayımlamaya hazırlandığını duyurdu.
Çinli yetkililer, söz konusu belgelerin mevcut uluslararası anlatıyı doğrudan sorgulayacağını ve istihbarat raporları ile resmi dokümanları içereceğini iddia ediyor. Açıklama, daha detaylar paylaşılmadan bile dünya genelinde geniş yankı uyandırdı.
Çinli yetkililere göre, hazırlanmakta olan dosya:
COVID-19’un ilk ortaya çıkışına dair ABD merkezli bazı tesisleri ve erken vakaları işaret ediyor.
Daha önce kamuoyuna sunulmamış resmî belgeler ve istihbarat değerlendirmeleri içeriyor.
Pandeminin kökenine dair “tek taraflı anlatının” sorgulanması gerektiğini savunuyor.
Pekin, bu açıklamanın bir “karşı propaganda” değil, “bilimsel ve belgesel temelli bir karşı argüman” olduğunu ileri sürüyor. Ancak belgelerin içeriği ve doğrulanabilirliği henüz paylaşılmış değil.
Çin’in duyurusu, özellikle Batılı ülkelerde temkinli ve şüpheci bir yaklaşımla karşılandı. Uzmanlar ve bazı hükümet yetkilileri şu noktalara dikkat çekiyor:
Kanıtların henüz açıklanmamış olması, iddiaların doğrulanmasını imkânsız kılıyor.
Açıklamanın jeopolitik gerilimlerin arttığı bir döneme denk gelmesi, zamanlamayı tartışmalı hale getiriyor.
Pandeminin kökenine dair bugüne kadar yapılan uluslararası araştırmaların büyük bölümünün, bu yönde kesin bir sonuca ulaşmadığı hatırlatılıyor.
Bazı eleştirmenler, bu çıkışın bilimsel bir gelişmeden ziyade diplomatik ve politik bir hamle olabileceğini savunuyor.
COVID-19’un nerede ve nasıl ortaya çıktığı sorusu, pandeminin başından bu yana net bir biçimde yanıtlanabilmiş değil. Dünya genelinde tartışılan başlıca senaryolar şunlar oldu:
Doğal yollarla hayvandan insana geçiş
Laboratuvar kaynaklı bir sızıntı ihtimali
Erken vakaların yanlış veya eksik raporlanmış olması
Bu tartışmalar, bilimsel verilerin yanı sıra uluslararası siyaset ve güven krizleriyle de şekillendi. Çin’in son açıklaması, bu nedenle yalnızca tıbbi değil, küresel diplomasi açısından da önem taşıyor.
Uzmanlara göre; Çin’in açıklayacağını söylediği materyaller:
Bağımsız bilimsel kurumlarca incelenmeden
Uluslararası kuruluşlar tarafından doğrulanmadan
Ham veri ve metodoloji paylaşılmadan
küresel algıyı kökten değiştirmekte zorlanabilir.
Birçok akademisyen, pandeminin kökenine dair gerçek bir ilerlemenin ancak şeffaf, çok taraflı ve siyasetten arındırılmış bir araştırma süreciyle mümkün olabileceği görüşünde.
Çin’in “yakında açıklanacak en güçlü kanıtlar” vurgusu, COVID-19’un kökeni konusundaki küresel tartışmayı yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Ancak şu aşamada bu iddialar:
Resmî bir suçlama değil,
Doğrulanmamış bir beyan niteliği taşıyor.
Pekin’in gerçekten ne açıklayacağı ve bu bilgilerin uluslararası bilim dünyasında nasıl karşılanacağı, önümüzdeki dönemde netleşecek.